Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/7852 E. 2012/3550 K. 17.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7852
KARAR NO : 2012/3550
KARAR TARİHİ : 17.04.2012

MAHKEMESİ : AMASYA İCRA MAHKEMESİ

Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan sanık …’in İİK’nun 338/1, TCK 62/2, 50/1-a maddeleri gereğince neticeten 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sanığın takip miktarı olan 28.076,08 TL.sının %40’ı oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma-bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1- Gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçuna yönelik olarak kurulan hükmün temyiz incelemesi sonunda;
Şikayetçi vekili 18/12/2008 havale tarihli şikayet dilekçesinde, alacaklısı …, borçlusu … Petrol Sanayi Ticaret Limited Şirketi olan Amasya 1. İcra Müdürlüğünün 2007/5924 Esas sayılı takip dosyasında, İİK’nun 89/1. maddesi uyarınca gönderilen birinci haciz ihbarnamesine karşı, üçüncü kişi Amasya … Seyahat Turizm Ticaret Limited Şirketinin 18.10.2007 tarihli itirazında “… Petrol Sanayi Ticaret Limited Şirketi yetkilisi …’a toplam 168.119,00 TL bedelli altı adet nama yazılı çek verdiğini” belirtmesine rağmen şikayete konu alacaklıları … ve …, borçlusu … Petrol Sanayi Ticaret Limited Şirketi olan Amasya 1. İcra Müdürlüğünün 2008/4595 esas sayılı takip dosyasında ise İİK’nun 89/1. maddesi uyarınca gönderilen birinci haciz ihbarnamesine üçüncü kişi Amasya … Seyahat Turizm Ticaret Limited Şirketi yetkilisinin 28.11.2008 tarihinde, “… Ltd.Şti olarak bizim dosya borçlusu … Petrol San.Tic. Ltd.Şti.ne doğmuş veya doğacak herhangi borç ya da ödememiz yoktur. Bu nedenle tarafımıza gönderilen birinci haciz ihbarnamesine itiraz ederiz.” şeklindeki haksız itirazı nedeniyle gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan dolayı sanık …’in cezalandırılmasını talep etmiş, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonunda düzenlenen 11.08.2010 tarihli raporda, üçüncü kişi … Turizm Limitet Şirketinin 2007 yılına ait yevmiye defteri ve defteri kebirin incelediği ve 1455, 56, 57, 58, 59 ve 60 numaralı tahsilat makbuzlarının ödendiği tarihlerde defterlerde çek verildiğine dair bir kayıt bulunmadığı ve çek hesabının kullanılmadığı, 31.12.2007 tarihi itibariyle ile … Petrole borç görünmediğinin belirtildiği, mahkemece yapılan yargılama sonunda her iki şirketin limited şirket niteliğinde olup, ödemelerin defter ve kayıtlarında yer alması zorunluluğu karşısında sanığın yakıt bedellerinin ödenmesi amacı ile belirtilen
çeklerin elden ödendiğine ilişkin savunması kabul görmediği gibi, tahsilat makbuzlarının 2007 yılının ekim ve kasım aylarına tekabül etmesi ve belirtilen dönemde … Petrol Limited Şirketinin yetkilisi …’ın şirket ortaklığından çıkmış olması da dikkate alınarak, söz konusu tahsilat makbuzlarına itibar edilmeyerek, … Limited Şirketinin birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği tarih itibariyle … Petrol Limited Şirketine borçlu bulunduğu kabul edilerek, yazılı şekilde sanığın gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan cezalandırılmasına ve tazminata mahkum edilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Üçüncü şahıs Amasya … Seyahat Turizm Ticaret Limited Şirketine ait defter ve belgeler ile asıl takip borçlusu … Petrol Sanayi Ticaret Limited Şirketine ait defter ve belgeleri üzerinde karşılaştırmalı bilirkişi incelemesi yaptırılıp, birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi olan 27.11.2008 tarihi itibariyle sanığın yetkilisi olduğu Amasya … Seyahat Turizm Ticaret Limited Şirketinin, asıl borçlu … Petrol Sanayi Ticaret Limited Şirketine kesinleşmiş ve muaccel bir borcu bulunup bulunmadığı hususu belirlenmek suretiyle, sanığın beyanının gerçeğe aykırı olup olmadığı tam olarak tespit edilmeden, yalnızca üçüncü şahıs Amasya … Seyahat Turizm Ticaret Limited Şirketine ait olan ve ilgisiz bir şekilde 27.11.2008 tarihi yerine, 2007 yılına ait defterler üzerinde inceleme yapılmasıyla yetinilen bilirkişi raporuna değer verilmesi ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA,
2- Tazminat talebine yönelik kurulan hükmün temyiz incelemesi sonunda;
Müşteki vekilinin 18/12/2008 havale tarihli şikayet dilekçesinde tazminat talebinde bulunmadığı halde, talep dışına çıkılarak tazminata hükmedilmesi,
Kabule göre de, İİK’nun 89/4. maddesi uyarınca üçüncü şahsın asıl borçluya olan borç miktarı kadar tazminata hükmedilmesi gerekirken, haciz ihbarnamesinde belirtilen miktarın %40’ı oranında tazminata mahkum edilmesi,
İsabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 17.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.