YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7903
KARAR NO : 2012/2576
KARAR TARİHİ : 20.03.2012
MAHKEMESİ : İZMİR 10. İCRA MAHKEMESİ
Ticareti terk hükümlerine muhalefet etmek, ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememesi ve sermaye şirketlerinde idare ve temsil ile görevlendirilmiş kimselerin şirketin iflasını istememeleri suçlarından sanık … hakkındaki davada, İİK’nun 347. maddesi gereğince şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde müşteki vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının onama-bozma-düzeltilerek onama-bozma istemli tebliğnamesiyle dosya, Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1- Ticareti terk hükümlerine muhalefet etmek suçuna yönelik olarak yapılan temyiz incelemesi sonunda;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2012 tarih ve 2011/505, 509, 513, 21.02.2012 tarih ve 2011/506, 510, 511 ve 621 esas sayılı dosyalarında, ticaret şirketlerinin müdür ve yetkililerinin ticareti terk suçunu işlemelerinin mümkün olduğu yönünde oyçokluğuyla verilen karar doğrultusunda uygulama yapılması Dairemizce de uygun bulunmuş olmakla; ticaret şirket yetkilisi olan sanığa isnat edilen suçun oluşabilmesi için tacirin fiili olarak ticareti terk etmesi ve bu durumu onbeş günlük süre içerisinde kayıtlı olduğu ticaret siciline bildirmemesi ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini içeren bir mal beyannamesi vermemesinin gerekmesi nedeniyle, somut olayda, 15.10.2008 tarihinde yapılan haczin borçlu şirketin ticaret sicili memurluğunda kayıtlı adresinde yapılmamasına ve haciz tutanağına göre de adreste başka şirket olmasının tek başına ticareti terk anlamına gelmeyeceğinden, borçlu ticaret şirketinin ticareti terk edip etmediği yönünde zabıta araştırması yaptırılarak ve kayıtlı olduğu vergi dairesi müdürlüğünden mükellefiyetinin devam edip etmediği sorularak, sonucuna göre yetkilisi sanığın hukuki durumunun takdir edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
2- Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememesi suçuna yönelik olarak yapılan temyiz incelemesi sonunda;
İİK’nun 333/a maddesinde yazılı suçun oluşumu için, takibin kesinleştiği tarih itibariyle borçlu şirketin borcu ödeme gücüne sahip olması ve yetkilisi sanığın alacaklıyı zarara uğratmak kastiyle şirket borcunu ödememesi gerekmekte olup, İzmir 20. İcra Müdürlüğünün 2007/17512 sayılı takip dosyasında borç ödemeden aciz belgesi düzenlendiğinin anlaşılması karşısında, borçlu şirketin borcu ödeme gücünün bulunmadığının kabulünün zorunlu olması nedeniyle sanığın beraati yerine, şirketin ticaret sicili memurluğunda kayıtlı adresinden başka bir adreste yapılan ve ticareti terk keyfiyetini saptamayan 15.10.2008 tarihli haciz işlemi, öğrenme tarihi olarak kabulü ile şikayetin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenle kısmen istem gibi BOZULMASINA,
3- Sermaye şirketlerinde idare ve temsil ile görevlendirilmiş kimselerin şirketin iflasını istememeleri suçuna yönelik olarak yapılan temyiz incelemesi sonunda;
Sanığa isnat edilen suçun oluşup oluşmadığının anlaşılabilmesi için öncelikle, İİK’nun 179. ve TTK’nun 324. Maddesinde öngörülen koşullarda şirketin aktif ve pasif durumu belirlenmesini müteakip, şirketin iflasının istenmesi şartlarının bulunup bulunmadığı saptanmalıdır. Mahkemece borçlu şirkete ait ticari defterler, bilançolar ve banka hesapları üzerinde birlikte bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde sanığın beraatine karar verilmesi, isabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 20.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.