YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8254
KARAR NO : 2011/8130
KARAR TARİHİ : 29.11.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 106 ada 83 ve 89 parsel sayılı 5902,51 ve 7712,37 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduklarından söz edilerek davalı Hazine adına, 106 ada 84 parsel sayılı 470,17 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davacı … adına tespit edilmiştir. Davacı … adına tespit edilen 106 ada 84 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik tespit edildiği, eksikliğin 106 ada 83 parsel sayılı taşınmazda kaldığı iddiası ve 2560 metrekare yüzölçümündeki bu bölümün 106 ada 84 parsel sayılı taşınmaza eklenmesi istemi ile dava açmıştır. Keşif sırasında 106 ada 89 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün de davacının iddia ettiği yer kapsamında kaldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, çekişmeli 106 ada 83 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 5714,54 metrekare yüzölçümündeki bölümü ile 106 ada 89 parsel sayılı taşınmazın aynı krokide (A) harfi ile gösterilen 1193,09 metrekare yüzölçümündeki bölümünün 106 ada 84 parsel sayılı taşınmaza eklenerek davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece çekişmeli 106 ada 83 parsel sayılı taşınmazın temyize konu bölümünün tarım arazisi niteliğinde olduğu ve davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan söz edilerek hali arazi niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiş, davacı, taşınmazın 2560 metrekare yüzölçümündeki bölümü hakkında dava açmıştır. Mahkemece zirai bilirkişi raporunda temyize konu bölüm üzerinde tarımsal faaliyet yapılmadığı, yer yer kayalıklar olduğu belirtildiği halde taşınmazın zilyetlikle iktisabı mümkün olan yerlerden olup olmadığı tam olarak araştırılmamış, çekişmeli bölümün niteliğinin tayini için 3 kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, çekişmeli taşınmaz üzerindeki zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve zilyetliğin süresi yöntemince araştırılmamış, ayrıca talep aşılarak hüküm tesis edilmiştir. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak örnekleri ve dayanağı olan belgeler getirtilip dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız,
yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve 3 kişilik zirai bilirkişi kurulu katılımı ile yeniden keşif yapılmalı, keşifte, taşınmazın 2560 metrekare yüzölçümündeki bölümüne yönelik dava açıldığı dikkate alınarak bu bölüm belirlenmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmaz bölümünün geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın öncesinin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak dayanakları ile denetlenmeli, dinlenen bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki olduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeli, alınacak beyanlara göre tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde, tespit bilirkişileri arazi başında tanık sıfatıyla ve gerekirse yüzleştirme yapılmak suretiyle dinlenilerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmaz bölümünün toprak yapısı, bitki örtüsü ve niteliğini komşu parsellerin toprak yapısı ile karşılaştırmalı şekilde belirten, eski raporu da irdeler şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, fen bilirkişisinden ise keşfi ve uygulamayı izlemeye elverişli, taşınmazın meyil (diklik) durumuna ilişkin diklik açısını gösteren yan kesit krokisini de içeren, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, keşif sırasında çektirilecek fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmaz işaretlettirilmeli, mahkeme gözlemi tutanağa geçirilmeli, talepten fazlaya hükmedilemeyeceği de gözetilmek suretiyle taşınmazın davaya konu edilen 2560 metrekare yüzölçümündeki bölümü ile sınırlı olarak dava görülmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Kabule göre de; taşınmazın bakiye bölümleri hakkında sicil oluşturacak şekilde hüküm kurulmaması da isabetsizdir.
2- Davalı Hazine temsilcisinin 106 ada 89 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik temyizine gelince; Mahkemece temyize konu bölümün tarım arazisi niteliğinde olduğu ve davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davacı, 106 ada 89 parsel sayılı taşınmazı dava dilekçesinde göstermemiş, keşif sırasında taşınmazın temyize konu bölümünün de davacının talebi kapsamında olduğu anlaşılmış, mahkemece çekişmeli parsel tutanağı getirtilerek, bu parsel yönünden de yargılama yapılmıştır. Davacı tarafından çekişmeli parsele ilişkin olarak süresinde açılmış bir dava olmadığı, bu taşınmazla ilgili kadastro tespitinin kesinleştiği gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de dava konusu taşınmazın bakiye bölümleri hakkında sicil oluşturacak şekilde hüküm kurulmaması da isabetsiz olup, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları 1 ve 2 numaralı bentlerde sayılan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.