Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/8308 E. 2012/315 K. 26.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8308
KARAR NO : 2012/315
KARAR TARİHİ : 26.01.2012

MAHKEMESİ : MERSİN 1. İCRA MAHKEMESİ

Sermaye şirketlerinde şirketin iflasını istememek suçundan sanık …’ın İİK’nun 345/a, 5237 sayılı TCK’nun 50/1-b maddeleri gereğince on gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve verilen cezanın mağdurun uğradığı zararın tamamen giderilmesine çevrilmesine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanık müdafii tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yapılan yargılamaya ve dosya içeriğine göre, şirket yevmiye ve envanter defterinin açılış tasdikinin yapılmış olmasına karşın, kapanış tasdikinin yapılmaması nedeniyle, şirket lehine olan hususların delil olarak kabul edilmeyecek olması, icra takip dosyası içeriğinden borçlu şirket aleyhine başka icra takiplerinin de bulunduğu ve taşınmaz üzerine haciz şerhlerinin işlendiğinin anlaşılması karşışında, suçun oluşmadığına ilişkin sanık vekilinin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Bilirkişi listesinde kaydı bulunduğu anlaşılamayan ve raporu hükme dayanak yapılan bilirkişi Abdurrahman Karakaş’a yemin verdirilmeyerek CMK’nun 64/6. fıkrasına muhalefet edilmesi,
2- 5237 sayılı TCK’nun 50/1-b maddesinin, İİK’nun 354. maddesinin tatbikinin gerektiği hallerde uygulanamayacağı gözetilmeksizin, sanık hakkında verilen hapis cezasının, zararın tamamen tazmini suretiyle giderilmesi seçenek yaptırımına çevrilmesine karar verilmesi,
3- 30.07.2003 gün ve 25184 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4949 sayılı İİK’nunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 99. maddesi ile İİK’nun 352. maddesine eklenen fıkra uyarınca dava ve cezanın İİK’nun 354. maddesinde yazılı sebeplerden düşeceğinin kararda belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
1- Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının “mağdurun uğradığı zararın tamamen tazmini suretiyle giderilmesi” seçenek yaptırımına çevrilirken infazda kuşkuya yer vermeyecek şekilde tazmini gereken miktarın belirtilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması,
2- Sanık hakkında 10 gün hapis cezası verilmesine rağmen, 5237 sayılı TCK’nun 50/6. fıkrası gereğince hüküm kesinleştikten sonra tamamen tazminine ilişkin hüküm gereğinin yerine getirilmemesi halinde verilen 3 aylık hapis cezasının tamamen infazına denilerek çelişkiye düşülmesi ve belirtilen maddeye muhalefet edilmesi,
İsabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 26.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.