YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8396
KARAR NO : 2012/1782
KARAR TARİHİ : 21.02.2012
MAHKEMESİ : … 5. İCRA MAHKEMESİ
Ticareti terk hükümlerine muhalefet etmek suçundan sanık … …’ın İİK’nun 337/a maddesi gereğince üç ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanık tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya, Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, somut olayda, … 9. İcra Müdürlüğünün 2009/4397 Esas sayılı takip dosyasında, ödeme emrinin borçluya 04/12/2009 tarihinde ticaret sicili memurluğunda kayıtlı adresi olan … Mahallesi, … Caddesi, Eski İlkokul karşısı No:37/A … adresine tebliğ edildiği, … 5. İcra Mahkemesinin 2010/814 Esas sayılı dosyasında, sanığın ticaret sicili memurluğunda kayıtlı adresine çıkarılan meşruhatlı davetiyenin bila tebliğ iade edilmesi üzerine, tespit edilen … Cad. Tuğ. Mah. No:133 iç kapı No:32 … adresine Tebligat Kanununun 35. maddesine göre davetiyenin tebliği ile ekli şikayet dilekçesine göre savunmasının alınması için Tatvan İcra Mahkemesine yazılan talimat uyarınca, duruşma davetiyesi belirtilen adrese Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca tebliğini müteakip, yargılamanın sanığın gıyabında yürütülerek mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. Sanığa duruşma gününün tebliği için çıkarılan meşruhatlı davetiyenin, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ edilerek sanığın yokluğunda mahkumiyetine karar verilmiş ise de, anılan maddenin uygulanabilmesi için gerekli ön şart olan kendisine veya adresine anılan Kanunun gösterdiği usullere göre, daha önce yapılmış bir tebliğ işleminin bulunması veya tebliğ yapılmamış ise söz konusu Kanunun 35. maddesinin son fıkrasında gösterilen istisnai durumlardan birinin oluşmasının gerekli olması karşısında; sanığın bilinen son adresinde usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligat bulunmaması sebebiyle, adı geçen Yasanın 35. Maddesi uyarınca doğrudan yapılan tebligat geçerli olmadığı gibi, Tebligat Tüzüğünün 55. maddesi yollamasıyla aynı Tüzüğün 28.maddesinde adres araştırmasına yönelik olmak üzere belirtilen şekil şartları yerine getirilmeden yapılan tebligatın da geçerli sayılamayacağı, bu hususun Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 01/12/2004 tarih, 2004/20415-12070 sayılı ilâmında da kabul edildiği, Tebligat Kanununun 35. maddesinde yazılı şartlar bulunmadan bu maddeye göre yapılan tebligat geçersiz olup, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur. Hal böyle olunca gerçek kişi tacir olan sanığa Tebligat Kanununda 11/01/2011 tarih ve 6099 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler de dikkate alınmak suretiyle yeniden usulüne uygun olarak duruşma davetiyesinin tebliğini takiben yargılamaya devam edilmesi gerekirken, sanığın usulüne uygun olarak duruşmadan haberdar edilmesi sağlanmadan savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle mahkumiyetine karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün kısmen istem gibi BOZULMASINA, 21.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.