Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/8498 E. 2012/2032 K. 01.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8498
KARAR NO : 2012/2032
KARAR TARİHİ : 01.03.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Tapulama sırasında 749 parsel sayılı 24.750 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine temsilcisinin, dava konusu taşınmazın nehir metrukatı olduğu iddiasına dayanan itirazı üzerine tutanak ve ekleri Kadastro Mahkemesi’ne devredilmiştir. Yargılama sırasında Hazine, tapu kaydına da dayanmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, tespit dayanağı olan Mart 1951 tarih 197 nolu tapu kaydının ve tespitin iptali ile dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; çekişmeli 749 ve 754 parsel sayılı taşınmazların davacı Hazine’nin dayanağı olan Eylül 1329 tarih 24 nolu tapu kaydının kapsamında kaldığı, sonraki tarihli olan davalı tapu kaydına değer verilemeyeceği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli bulunmamaktadır. Davacı taraf dayanağı olan Eylül 1329 tarih 24 nolu tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilerek uygulanmadığı gibi, davalı ve tespit dayanağı olan Mart 1951 tarih 197 nolu tapu kaydının haritası olduğu halde bu kaydın da haritası mahalline uygulanıp kapsamı belirlenmemiştir. Dosya kapsamından çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde kamulaştırma yapıldığı anlaşıldığı halde bununla ilgili harita ve belgeler de getirtilmemiştir. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için; öncelikle davalı ve tespit dayanağı olan tapu kaydının oluşumuna esas tüm belgeler ile haritası, kamulaştırma ile ilgili evrak ve haritası, davacı Hazine dayanağı olan tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmeli, komşu parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen yerel bilirkişi kurulu ve fen bilirkişisi huzuru ile yapılacak keşif sırasında davalı tarafın dayanağı olan tapu kaydı ve haritası uygulanıp kapsamı 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20/A maddesi gereğince haritasına göre belirlenmelidir. Kaydın dayanağı harita zemine uygun değilse ve uygulama kabiliyeti yok ise tapu kaydının sınırlarına göre belirlenmesi gerekeceği göz önünde bulundurulmalıdır. Davalı ve davacı tapu kayıtları hudutları yerel bilirkişilere zeminde göstertilmeli, yerel bilirkişilerin zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmelidir. Kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalıdır. Kamulaştırma haritası ve Kadastro paftası

çakıştırılarak çekişmeli taşınmazın kamulaştırmaya konu olup olmadığı belirlenmelidir. Taşınmazın başında yapılacak keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi kurulu, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hususunda maddi olaylara dayalı, ayrıntılı bilgi alınmalı; bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece eksik ve dosya kapsamına uygun olmayan incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması ve ayrıca 754 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki dava tefrik edilip ayrı esasa kaydedildiği halde bu taşınmazla ilgili olarak da hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi,
Kabule göre dava konusu 749 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak tespitin iptaline karar verilip tescil hükmü kurulması gerekirken tespite esas alınan tapu kaydının iptaline karar verilmesi de, isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 01.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.