Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/8878 E. 2012/642 K. 02.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8878
KARAR NO : 2012/642
KARAR TARİHİ : 02.02.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 102 ada 27 parsel sayılı 15.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı … ve müşterekleri, 102 ada 33 parsel sayılı 11.734,12 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise davalı … adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, satın alma ve vergi kaydı nedeniyle tespit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazların mera olduğu iddiasına dayanarak ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davaların kısmen kabulüne ve çekişmeli 102 ada 27 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 24/09/2010 tarihli raporunda (B) harfi ile gösterdiği 12.463,13 metrekarelik kısmının 102 ada 27 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilerek 102 ada 34 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine ve bu taşınmazın 449.068,34 metrekare olarak mera vasfı ile sınırlandırılmasına, 102 ada 27 parsel sayılı taşınmazın geriye kalan ve bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 2.536,87 metrekare aynı ada ve parsel numarası altında tespit gibi tesciline, çekişmeli 102 ada 33 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 24/09/2010 tarihli raporunda (C) harfi ile gösterdiği 7.521,65 metrekarelik kısmının 102 ada 33 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilerek 102 ada 34 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine ve bu taşınmazın 444.126,86 metrekare olarak mera vasfı ile sınırlandırılmasına, 102 ada 33 parsel sayılı taşınmazın geriye kalan ve bilirkişi raporunda (D) harfi ile gösterilen 4.212,47 metrekare yüzölçümündeki bölümünün aynı ada ve parsel numarası altında tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle çekişmeli taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilen ve teknik bilirkişi raporunda (A) ve (D) harfleriyle gösterilen bölümlerin kamu orta malı niteliğinde mera olmadığı saptandığına ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği belirlendiğine göre davacı Hazinenin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak Kadastro hakimi doğru, uygulanabilir ve infazda tereddüt uyandırmayacak şekilde hüküm kurmak zorundadır. Mahkemece hakkında dava bulunmaması nedeniyle dava kapsamında olmayan 102 ada 34 parsel sayılı taşınmaz hakkında hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, hükmün (A-1) ve (B-1) bentlerinde 102 ada 34 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili birbirinden farklı yüzölçümlerle iki ayrı tescil hükmü kurulması da isabetsizdir. Ancak bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın hüküm fıkrasının (A-1) bendinde yazılı bulunan “102 ada 27 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilerek, 102 ada 34 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, 449068,34 m2 olarak, mera vasıf ile sınıflandırılarak Maliye Hazinesi adına mera özel sicil defterine kaydına” ibarelerinin hükümden çıkarılarak yerine “mera vasfı ile sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydına” sözcüklerinin, hükmün (B-1) bendinde yer alan “102 ada 33 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilerek, 102 ada 34 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, 444126,86 m2 olarak, mera vasıf ile sınırlandırılarak Maliye Hazinesi adına mera özel sicil defterine kaydına” ibarelerinin hükümden çıkarılarak yerine “mera vasfı ile sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydına” sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.