Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/122 E. 2012/1532 K. 20.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/122
KARAR NO : 2012/1532
KARAR TARİHİ : 20.02.2012

MAHKEMESİ : ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TENKİS
KANUN YOLU : KARAR DÜZELTME

Taraflar arasında görülmekte olan tenkis davası sonucunda verilen kararın onanmasına ilişkin yukarda belirtilen ilamın karar düzeltme yolu ile incelenmesi … vs. tarafından süresinde istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı … …, tarafların … ve …’nın yasal mirasçısı olduklarını, muris Makbule adına kayıtlı bulunan …, … 665, 24 ve 76 sayılı parsellerde yer alan taşınmazları 1994 tarihinden beri davalıların kullandıklarını, bu
taşınmazlar yönünden ortaklığın giderilmesi davası açtıklarını, davalıların taşınmazlar üzerinde bulunan kavak ve meyve ağaçlarını kesip sattıklarını, ekip biçmek suretiyle de tasarrufta bulunduklarını, kendilerine ise hiç pay verilmediğini belirterek bu taşınmazlar yönünden 6330 TL ecrimisil bedelinin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, yine babalarının ölümünden sonra aynı yerde bulunan 23 ve 83 sayılı parsellerle babasından kalan para ile alınan yağhanenin de davalılar tarafından annelerinin sağlığında satılarak bedeline el konulduğunu belirterek, davalılar tarafından annelerine sattırılan taşınmazlar yönünden ise 6000 TL tenkis bedelinin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ecrimisil talep edilen taşınmazları kendilerinin kullanmadıklarını, tenkis davası yönünden ise zamanaşımı süresinin kaçırıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … … tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 16. Hukuk Dairesi’nin 31.5.2011 tarih 2011/3219 Esas, 2011/3119 Karar sayılı ilamı ile davalı tarafın süresinde zamanaşımı definde bulunmasına ve dosya kapsamına göre de zamanaşımı süresinin dolmuş olmasına göre davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği halde, bu yön göz ardı edilmek suretiyle esasa girilerek red kararı verilmesi isabetsiz ise de hüküm sonucu itibariyle doğru olduğundan hükmün gerekçesinin düzeltilmek suretiyle onanmasına karar verilmiş, onama kararına karşı davacı taraf süresinde karar düzeltme kanun yoluna müracaat etmiştir.
Dosyanın incelenmesinden davalı tarafın zamanaşımı definde bulunduğu, buna karşı davacı tarafın da zamanaşımı definin süresinde ileri sürülmediği bu nedenle savunmanın genişletilmesine muvafakat etmediklerini belirttiği anlaşılmaktadır. Mahkemece davalı tarafın zamanaşımı defi konusunda herhangi bir karar verilmeden işin esasına girilerek davanın reddine karar verilmiştir. Zamanaşımı defi dava engellerinden olup davalı taraf davanın zamanaşımına uğradığını iddia ettiğine göre mahkemece öncelikle zamanaşımı definin tartışılması, davanın zamanaşımına uğradığının anlaşılması halinde zamanaşımı yönünden reddi gerekeceğinin düşünülmesi, aksi halde ise, işin esasına girilerek tüm taraf delilleri toplanmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek işin esasına girilmek suretiyle davanın esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, bu kararın, gerekçesinin düzeltilerek onanmasına karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup, karar düzeltme isteği bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile, Dairemizin 31.5.2011 tarih 2011/3219 Esas, 2011/3119 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına ve açıklanan nedenlerle mahkemece verilen hükmün BOZULMASINA, 20.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.