Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/151 E. 2012/154 K. 24.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/151
KARAR NO : 2012/154
KARAR TARİHİ : 24.01.2012

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Davacı tarafça genel kadastro ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Kadastro sırasında 128 ada 47 parsel sayılı 14774.09 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, satın alma, tapu kaydı, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiş, tespite itiraz edilmediğinden kesinleştirilerek adına tescil edilmiştir. Davacılar, tapu kaydına dayanarak taşınmazın 4595 metrekarelik bölümünün tapu kaydının iptali ile adlarına tescilini, ifrazın mümkün olmaması halinde taşınmazın hisseli olarak tescilini talep etmişlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile çekişme konusu 128 ada 48 sayılı parselin tapu kaydının 4595 metrekarelik bölümünün iptali ile davacılar … ve … adına miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazın 4595 metrekarelik bölümüne davacı tarafın dayandığı tapu kaydının uyduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli değildir. Davacı … ve … 09.09.1959 tarih ve 7 sıra numaralı 4595 metrekare yüzölçümlü adlarına 1/3 paylı kayıtlı tapu kaydına, davalı taraf ise bayisi adına kayıtlı tespitte uygulanan 12.03.1963 tarih ve 18 sıra numaralı tapu kaydına dayanmıştır. Davacı tapusu tedavül tapularında … oğlu … … evlatları, davalı tapusu ise … evlatları adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Her iki tarafın tapu kaydının doğu, batı ve kuzey sınırlarının aynı olduğu sadece güney sınırları davacı tapusunun “… evlatları”, davalı tapusu ise “… evlatları” olarak farklılık arz ettiği anlaşılmaktadır. Tapu kayıtlarının kapsamlarının tayini için tapu kayıtlarının güney sınırlarının kesin olarak belirlenmesi gerekmektedir. Davacı tarafın dayandığı tapu kaydı Mayıs 316 Yoklama 31 sıra numaralı tapu kaydı ile … oğlu … … evlatları …, … ve … adına kayıtlı iken 09.09.1959 tarih ve 7 sıra numaralı tapu kaydı ile …’nın 1945’de ölümü ile 1/3 payı mirasçıları davacılar adına intikal ile tescil edilmiş; … … evlatları … ve … payı intikal görmeyerek eski kaydında bırakılmıştır. Taşınmaza güneyden komşu bulunan 128 ada 36 ila 42 sayılı parseller vergi kaydı maliki … oğlu … Demir adına kayıtlı olup kayıt malikinin satışı ile yine … oğlu … evlatları adına tespit edilmiştir. Dosyaya getirtilen nüfus kayıt örneğinden 1919 yılında ölen tapu maliki …’ın oğullarının … ve … olduğu anlaşılmakla tapu malikleri …,
2012/151-154
… ve …’un aralarında taksim edip etmediği, kime nerenin düştüğü, güneyden komşu 128 ada 36 ila 43 sayılı parsellerin tapu maliki …’a düşüp düşmediği, taksim yapılamamış ise davacı tapusundaki malik … mirasçılarının davacılar olduğu dikkate alındığında … ve … payının hukuki değerini koruyup korumadığı araştırılmamıştır. Tapu uygulaması hüküm vermeye yeterli bulunmadığı gibi taraf tapuları tesisinden itibaren getirtilerek uygulanmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için davacı ve davalı taraf tapu kayıtlarının tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmeli, taşınmaz başında yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişi katılımı ile keşif yapılmalı, yerel bilirkişi yardımı ve fen bilirkişi eli ile tapu kayıtları zemine uygulanmalı ve tüm hudutları zeminde tek tek gösterilmeli, bilenemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı tanınmalı, gösterilen hudutlar fen bilirkişi krokisinde gösterilmeli, böylece davacı tapusu ve tespitte uygulanan tapu kaydı kapsamları duraksamaya meydan bırakmayacak şekilde tespit edilmeli, özellikle tapu kaydı hudutlarındaki “… evlatları” ve “… evlatları” yeri kesin olarak belirlenmeli, her iki tapu kaydının tesisindeki ilk malikleri tespit edilerek “…” ve “…” hudutlarının birbirini hudut okuyup okumadığı denetlenmeli, yerel bilirkişi ve tanıklardan davacı tapu malikleri …, … ve …”un arasında harici taksim yapılıp yapılamadığı, güneyden komşu 128 ada 36 ila 43 sayılı parsellerin … mirasçılarına düşüp adlarına tespit edilip edilmediği sorulup saptanmalı, güneydeki parseller … mirasçısı … ve O’ndan da evlatlları adına tespit edilmiş ise taksim hususu da değerlendirilmeli, uygulamada güneyden komşu parseller hakkındaki dava dosyasındaki beyanlardan da yararlanılmalı, davacı tapu kaydındaki … ve …”a ait 2/3 payın hukuki değerini koruyup korumadığı araştırılmalı, fen bilirkişisinden keşfi takibe imkan verir ve tapu uygulamasını gösterir krokili rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi kabule göre de; kadastro hakimi doğru ve infazı kabil sicil oluşturmakla yükümlü olduğu halde dava konusu 128 ada 47 sayılı parsel hakkında karar verilmesi gerekirken dava konusu olmayan 128 ada 48 sayılı parsel hakkında tescil hükmü kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.