YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1733
KARAR NO : 2012/5205
KARAR TARİHİ : 11.06.2012
MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. İCRA MAHKEMESİ
Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememesi suçundan sanıklar …, …, … ve …’ın beraatlerine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde müşteki vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının onama istemli tebliğnamesiyle dosya, Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Sanıklara isnat edilen suç İİK’nun 333/a maddesinde, “Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara soktukları takdirde, bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması halinde, alacaklının şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlendiği dikkate alındığında atılı suçun oluşabilmesi için, ticari işletmenin borcu ödeyebilecek ekonomik güce sahip olması ve yönetim yetkisine hukuken veya fiilen sahip olan sanıkların kasıtlı olarak ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara sokmaları, ayrıca bu eylemlerinin başka bir suçu oluşturmaması gerekmektedir. Diğer taraftan aynı Yasanın 351. maddesi gereğince de şikayetçi dilekçe ve beyanında göstermiş olduğu delillerle bağlı olup, şikayet dilekçesinde, alacaklıları zarara uğratmak için 2007 yılından beri muvazaalı devirler yaptıkları, sanıklardan Güçlü’nün, kardeşi diğer sanık …’a vekaletname verip, borçlu şirketin bankalardaki ve diğer iş yaptıkları şirketlerdeki paraları şahsi hesabına aktardığı şirketin % 60 hissesini bedelsiz olarak devrettiği ileri sürülerek şikayette bulunulduğu dikkate alındığında, suçun sübutu halinde eylem şikayet dilekçesinde gösterilen suçtan başka bir suçu oluşturması, anılan Yasanın 351. maddesi uyarınca da şikayetçinin dilekçesinde göstermiş olduğu delillerle bağlı olması ve şikayet dilekçesinde ileri sürülen suçtan dolayı sanıkların cezalandırılabilmesi için atılı eylemin başka bir suçu oluşturmamasının gerekmesine ve sanıkların eyleminin İİK’nun 331.maddesinde müeyyideye bağlanan alacaklılarını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltme suçuna uyabileceği anlaşılmakla, yapılan yargılamaya, fiilde suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, mahkemenin soruşturma sonunda oluşan inanç ve takdirine, hükmün gerekçesine göre, müştekinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün istem gibi ONANMASINA, 11.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.