Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/1801 E. 2012/2709 K. 22.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1801
KARAR NO : 2012/2709
KARAR TARİHİ : 22.03.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 131 ada 12 parsel sayılı 21041,04 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı … adına, temyiz dışı 132 ada 5 parsel sayılı 17040,28 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı nedenlerle ölü oldukları tutanağın beyanlar hanesine şerh verilerek eşit paylarla davacının miras bırakanı … ve davalıların miras bırakanı … adlarına, 132 ada 6 parsel sayılı 14612,10 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise yine aynı nedenlerle paylı olarak davacı …, davalı … ve ölü olduğu tutanağın beyanlar hanesine şerh verilerek … adlarına tespit edilmiştir. Davacı …, 132 ada 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazları kapsayan tapu kaydının bulunduğu, belirtilen taşınmazların yüzölçümlerinin tapu kaydı miktarından eksik tespit edildiği, eksikliğin 131 ada 12 parsel sayılı taşınmazda kaldığı iddiası ve eksik tespit edilen miktarın 131 ada 12 parsel sayılı taşınmazdan tamamlanması istemi ile dava açmıştır. Yargılama sırasında davalı taraf da ayrı bir tapu kaydına dayanmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 131 ada 12 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi krokisinde (C) ve (D) harfleri ile gösterilen bölümlerinin payları da belirtilmek suretiyle davalı … mirasçıları ile … mirasçıları adlarına, geri kalan bölümünün ise tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı tarafça dayanılan tapu kaydının çekişmeli 131 ada 12 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi krokisinde (C) ve (D) harfleri ile gösterilen bölümlerini kapsadığı, davalı dayanağı tapu kaydının ise taşınmaza uymadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece; davacı tarafça dayanılan 02.04.1938 tarih ve 32 sıra numaralı tapu kaydı ile davalının dayanağı olan 26.04.1938 tarih ve 1110 sıra numaralı tapu kayıtları mahalline yöntemince uygulanarak kapsamları belirlenmemiştir. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, tapu kayıtlarının tesislerinden itibaren tüm tedavülleriyle varsa haritaları ve çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleri ve dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarının katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dayanılan tapu kayıtları tesislerinden itibaren tüm tedavülleriyle ve dayanakları olan tüm belgeler okunup,

kayıtlarda yazılı sınırlar yerel bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişilerce gösterilemeyen sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, davacının miras bırakanı …’nin pay sahibi olduğu 132 ada 5 parsel sayılı taşınmaz ile çekişmeli taşınmaz arasındaki yolun sonradan açılıp açılmadığı belirlenmeli, bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdiği sınırlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişileri beyanları arasında çelişki doğduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeli, keşfe götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir biçimde kroki düzenlettirilmeli, davacı, dayandığı tapu kaydının temyiz dışı 132 ada 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazları da kapsadığını ve bu taşınmazların yüzölçümlerinin tapudaki miktardan eksik olduğunu iddia ettiğine göre, dava konusu 131 ada 12 parsel sayılı taşınmaz ile temyiz dışı 132 ada 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazlar birlikte değerlendirilerek uygulama yapılmak suretiyle tapu kayıtlarının taşınmazı kapsayıp kapsamadığı kesin olarak belirlenmeli, taşınmazın tapu kayıtları kapsamı dışında kaldığının anlaşılması halinde, öncesinin kime ait olduğu, kimden kime ve ne surette intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre, dayanak tapu kaydında davacının miras bırakanın 7/8 payı olup, 1/8 pay sahibi müşterek malik … payı yönünden açılmış bir dava bulunmaması nedeniyle davanın, davacının miras bırakanın payı ile sınırlı olarak görülerek 1/8 payın davalı üzerinde bırakılması gerektiğinin düşünülmemiş olması da isabetsiz olup, davalı …’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 22.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.