YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1840
KARAR NO : 2012/4479
KARAR TARİHİ : 24.05.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Kullanım kadastrosu sırasında 88 ada 16 parsel sayılı 208,70 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmaz üzerindeki kargir evin …’a ait olduğu ve taşınmazın …’un kullanımında olduğu şerhi verilerek tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin iptali ile kendisi adına zilyetlik şerhi verilmesi istemi ile dava açmıştır. Yargılama aşamasında Hazine davaya dahil edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ve çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, verilen süre içerisinde davacı tarafın keşif avansını yatırmadığı ve davasını başka delillerle de ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; değerlendirme dosya kapsamına ve yasaya uygun düşmemektedir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36. maddesinin mahkemece verilen süreye riayet etmeyen taraf aleyhine uygulanabilmesi için ara kararında ve bu ara kararına istinaden çıkartılacak meşruhatlı davetiyede; hakim, katip, mübaşir, yerel bilirkişi adayları, tanıklar ve teknik bilirkişilere verilecek ücretlerle vasıta parasının ve yapılacak tebligatlarla ilgili masrafların kalemler halinde gösterilip, bu ücretlerin temini ve yatırılması için ilgiliye makul ve belirli bir süre tanınması, ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında da bilirkişi adayları ve tanıklara davetiye tebliğ edilip, arazi başında hazır olmalarının bildirilebilmesi için yine uygun bir sürenin bulunmasına özen gösterilmesi gerekmektedir. Mahkemece, hükme esas alınan 24.05.2011 tarihli keşif ara kararında, anılan hususlara tam riayet edilmediği gibi kadastro tutanağında adı geçenlerin, zabıta tarafından keşif mahallinde hazır edilmesine karar verilmiştir. Tespit bilirkişilerine yapılacak tebligat giderlerinin ve ücretlerin kalemler halinde gösterilmemesi ve yöntemine aykırı şekilde keşif mahallinde hazır edilmelerine karar verilmesi doğru değildir. Bununla birlikte keşif avansını yatırması için davacıya çıkartılan muhtıra, eksik nitelikte bulunan 24.05.2011 tarihli keşif ara kararındaki hususları dahi içermemektedir. Bu nedenle ortada, yöntemine uygun verilmiş bir kesin mehilin varlığından söz edilemez. Usule aykırı ara kararı ve muhtıraya dayanılarak davacının keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.