YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2063
KARAR NO : 2012/2718
KARAR TARİHİ : 22.03.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 112 ada 13 ve 15 parsel sayılı 1.271,78 ve 834,36 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, 127 ada 4 ve 7 parsel sayılı 537,04 ve 1.050,86 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ise irsen intikal, taksim, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve satın alma nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, irsen intikal iddiasına dayanarak kendi payına yönelik dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazların tespitlerinin iptali ile muris … Temiz’in mirası 576 pay kabul edilerek, murisin kızı Şahinde’ye isabet eden 192 paydan 160/192 payının murisin torunu davacı … adına, geri kalan payın ise davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli 112 ada 13 ve 15, 127 ada 4 ve 7 parsel sayılı taşınmazların davalı …’in dayanağı 30.11.1976 tarihli senet kapsamı dışında kaldığı ve taşınmazların ortak muris … Temiz’den intikalen gelen taşınmazlar olduğu gerekçesiyle davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu 112 ada 13 ve 15, 127 ada 4 ve 7 parsel sayılı taşınmazlar irsen intikal, taksim, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve satın alma nedenleriyle davalı … adına tespit görmüş, davacı …’ın, taşınmazların ortak muris … Temiz’den intikalen gelen taşınmazlar olduğu ve taksim yapılmadığı iddiasıyla yaptığı itirazı, davalı …’in dayanağı 30.11.1976 tarihli senet gerekçe gösterilerek komisyonca reddedilmiştir. Davacı komisyona itirazında ileri sürdüğü iddialarla dava açmış, davalı …, davacının dava konusu yerleri 30.11.1976 tarihli senetle sattığı, taşınmazlara uzun süredir zilyet olduğu savunmasında bulunmuş, yine yargılama aşamasında dava konusu taşınmazların ortak muris … Temiz’den değil, kendi annesi olan … Temiz’den intikal ettiğini belirterek 09.02.1962 tarihli senede ve ayrıca 28.12.1948 tarih 71 numaralı tapu kaydına dayanmıştır. Mahkemece yargılama aşamasında davalı savunmaları tam karşılanmamış, dayanağı kayıt ve belgeler keşifte yöntemince uygulanmamıştır. Ayrıca mahkemece
varılan sonuç, kadastro tutanağında yer alan tespit bilirkişilerinin beyanları ile çelişmektedir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30/1. maddesi uyarınca, tespite aykırı sonuca varılması halinde çelişkinin giderilmesi için tespit bilirkişilerinin de tanık sıfatıyla dinlenmesi gerekmektedir. Mahkemece, tespite aykırı sonuca varıldığı halde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmemiştir. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için öncelikle çekişmeli taşınmazlara komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler ve yine davalının dayandığı tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tüm tedavüllerini gösterir şekilde kayıtlar ile kroki ve haritaları getirtilerek dosya keşfe hazır hale getirilmeli, usulünce belirlenecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarıyla birlikte kadastro tutanaklarında adları yazılı tespit bilirkişileri ve davalının dayandığı senetlerde imzası bulunan tanık, muhtar ve azaların tamamı ve yine uzman bilirkişiler huzuruyla mahallinde yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında öncelikle, uzman teknik bilirkişi eliyle davalı dayanağı tapu kaydının varsa haritası zemine uygulanarak tapu kaydının kapsamı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20/A maddesi uyarınca haritasına göre belirlenmeli, tapu kaydının haritasının uygulanamaması durumunda ise, davalının dayandığı tapu kaydı ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup sınırlarının bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli, bilirkişilerin gösteremediği sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği sınırlar haritasında işaret ettirilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, ayrıca davalı …’in dayanağı senetler tek tek mahalli bilirkişi ve tanıklara sınırları okunarak mahallinde uygulanmalı, taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, kim tarafından ne şekilde zilyet ve tasarruf edildiği sorulup saptanmalı, özellikle de çekişmeli taşınmazların ortak muris … Temiz’den mi yoksa davalının murisi … Temiz’den mi kaldığı kesin olarak belirlenmeli, ortak muristen kaldığının belirlenmesi halinde paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşılmışsa çekişmeli taşınmazların bu paylaşımda kime düştüğü tereddütsüz olarak saptanmalı, tespite aykırı sonuca varılması halinde çelişkinin giderilmesi için tespit bilirkişileri dinlenmeli, fen bilirkişisine keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, toplanan ve toplanacak tüm deliller değerlendirilip sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece yetersiz araştırma ve uygulama ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de var olmayan 12 ada 7 parsel hakkında hüküm oluşturulması da isabetsiz, davalı …’in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 22.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.