Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/2180 E. 2012/2821 K. 27.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2180
KARAR NO : 2012/2821
KARAR TARİHİ : 27.03.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 132 ada 187 parsel sayılı 13250.79 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Aziz oğlu … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden ve mera olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli parselin mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydına karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; çekişmeli taşınmazın kamu ortamalı niteliğindeki mera olduğu kabul edilerek karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dosya içine getirtilen bilgi ve belgelere göre, çekişmeli taşınmaza komşu olan 132 ada 97 parsel sayılı taşınmazla ilgili tutanağın kesinleşip mera siciline kaydedildiği anlaşılmaktadır. Çekişmeli taşınmaza komşu olan 132 ada 191 parsel sayılı taşınmazın tutanak örneği dosya içinde bulunmadığı gibi, 132 ada 186 ve 188 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili kadastro tespitlerinin kesinleşip kesinleşmediği de anlaşılamamaktadır. 15.06.2007 tarihli oturum tutanağındaki bilgilere göre davalının oturuma katılıp çekişmeli taşınmaza ait olduğunu bildirdiği karar örneği sunduğu anlaşılmaktadır. Dosyada aynı gün havale edilmiş Digor Sulh Hukuk Mahkemesinin 1966/117 Esas, 1967/182 Karar sayılı kararının fotokopisi bulunmamaktadır. Bu ilam fotokopisinde davacının Hüseyin oğlu … .., davalıların Hazine ve Pazarcık Köyü Tüzel Kişiliği olduğu anlaşılmaktadır. Anılan tescil dava dosyası bulunamamış ise de, davalının, adına tescile karar verilen Hüseyin oğlu … … ile akdi veya irsi ilişki üzerinde de durulmamıştır. Ayrıca mahkemece yöntemine uygun mera araştırması da yapılmamıştır. Yetersiz araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; davalının dayanağını oluşturan Digor Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 1966/117 Esas, 1967/182 Karar sayılı dava dosyası yeniden araştırılarak, bulunabilmesi halinde dava dosyası aslı; dava dosyası aslının bulunamaması halinde karar kartonundan çıkarılacak onaylı karar örneği ile eki krokisi dosya içine getirtilmeli; özellikle esas ve karar defteri üzerinde inceleme yapılarak anılan kararın kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşmişse tapuya tescil edilip edilmediği hususları açıklığa kavuşturulmalıdır. Komşu 132 ada 186, 188 ve 191 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili kadastro tespitlerinin kesinleşip

kesinleşmediği netleştirilerek; kadastro tespitleri kesinleşmemişse düzenlenecek dosya inceleme tutanakları bu dosya içine konulmalı, kadastro tespitleri kesinleşmişse, tutanak örnekleri, dava sonucu kesinleşmişse kesinleşmelerine esas ilam örnekleri ile sonrasında oluşmuş sicil kayıtları dosya içine getirtilmelidir. Bundan sonra mahallinde, komşu köylerde oturan ve davada yararı bulunmayan elverdiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek üç kişiden oluşacak yerel bilirkişi kurulu, üç kişiden oluşacak ziraatçı bilirkişi kurulu, fen bilirkişi, taraf tanıkları ve tüm kadastro tespit bilirkişileri hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte; yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kim tarafından hangi tarihten beri ne şekilde kullanıldığı, kullanımın kimden kime geçtiği, çekişmeli taşınmazın öncesinin mera olup olmadığı, bitişik mera parselinden nasıl ve ne şekilde ayrıldığı, mera parseli ile arasında doğal ya da yapay ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı; davalının dayanağını oluşturan karar fotokopisinde davacı görünen Hüseyin oğlu … …’in kim olduğu, davalı ile arasında hangi akdi veya irsi ilişkinin bulunduğu, Hüseyin oğlu … … adına tescile karar verilen taşınmazlardan çekişmeli taşınmaza uyan taşınmaz olup olmadığı gibi hususlar tek tek ve olaylara dayalı olarak sorulup saptanmaya çalışılmalıdır. Yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılmalıdır. Tutanağın edinme sebebinde bildirilen olaylara aykırı sonuçlara ulaşılması halinde, hazır bulunacak tüm tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılıkların giderilmesine çalışılmalıdır. Ziraatçı bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın tarımsal niteliğini bildirir, kültür arazisi mi kamu orta malı mera niteliğindeki yerlerden mi olduğunu açıklar komşu taşınmazlarla toprak yapısı, bitki örtüsü, eğim ve diğer yönlerden karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir, çekişmeli taşınmazın komşu mera parselinden nasıl ayrıldığını, aralarında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını irdeler ayrıntılı rapor alınmalıdır. Keşfe katılacak fen bilirkişisinden yapılacak keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak verir, dayanak karar ve komşu parsellerin dayanaklarını oluşturan kayıtların sınırları işaretlenmiş, bulunabilirse davalının dayanağını oluşturan kararın eki kroki ile kadastro paftasını çakıştırmalı şekilde gösteren, çekişmeli taşınmaz ile komşu mera parselinin konum ve ilişkisinin gösterir yan kesit krokisi eklenmiş ayrıntılı rapor alınmalıdır. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek; çekişmeli taşınmazın öncesinin kamu orta malı mera olup olmadığı, davalının dayanağını oluşturan kararın kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşmişse çekişmeli taşınmazı kapsayan tescile karar verilen taşınmaz yönünden kararın Hazine ile arada kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağı tescil kararına taraf olan Hüseyin oğlu … … ile davalı arasındaki akdi veya irsi ilişkinin ne olduğu; komşu 186 ve 188 parsel sayılı taşınmazların dayanak kayıtlarında okunan Hüseyin’in tescil kararı davacısı … …’in babası Hüseyin olup olmadığı gibi hususlar tartışılarak ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mera değerlendirmesi yönünden, komşu parsellerle ilgili dava dosyaları ile o dosyalarda ulaşılan sonuçlar da gözetilmelidir. Davalı …’in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.