Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/2259 E. 2012/4184 K. 09.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2259
KARAR NO : 2012/4184
KARAR TARİHİ : 09.05.2012

MAHKEMESİ : KARŞIYAKA 1. İCRA MAHKEMESİ

Sermaye şirketlerinde idare ve temsil ile görevlendirilmiş kimseler veya tasfiye memurlarının şirketin iflasını istememek suçlarından sanık …’in İİK’nun 349/a, TCK’nun 62/1. maddeleri gereğince 1 ay 7 gün hapis cezası ile çezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanık tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C. Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Mahkemenin 06.11.2009 tarihli kararının Anayasanın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 34/2, 231/2, 232/6. maddelerine aykırı olarak kanun yolu, mercii, başvuru şekli ve süresinin başlangıcı konusunda, tebliğ ve tefhimden hangisinin esas alınacağı ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceği hususları gösterilmediği gibi, çıkarılan tebligatın da bu hususları içermediği, kaldı ki gerekçeli kararın sanığın mernis adresi dışında dosya kapsamına göre taşındığı anlaşılan eski adresine Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğinin de usulsüz olması nedeniyle sanığın 19.04.2011 havale tarihli tebliğe itiraz isteminin temyiz talebi olarak süresinde olduğu kabul edilerek, yapılan temyiz incelemesi sonunda;
1- 23.05.2008 tarihli İzmir Ticaret Sicil Memurluğunun yazısından sanığın borçlu şirketin yetkili temsilcisi olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın 19.06.2009 tarihli savunması göz önünde bulundurularak, cezai sorumluluğun hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi için, şirket anasözleşmesi getirtilip temsil yetkisinin bölüşümündeki ağırlık ve sınırlar dikkate alınarak suçun oluşumunda rolü olan temsilciler belirlendikten sonra fiilin birlikte işlenip işlenmediğinin ve buna göre sanığın hukuki durumunun takdir edilmeden eksik araştırma ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
2- Sanığa isnat edilen suçun İİK’nun 345/a maddesinde düzenlenip, müeyyideye bağlandığı gözetilmeksizin, sanığın İİK’nun 349/a maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
İsabetsiz olduğundan temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 09.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.