YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/244
KARAR NO : 2012/912
KARAR TARİHİ : 07.02.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan, dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; Duruşma için belli edilen 26.10.2010 gün ve saatte taraflardan gelen olmadığı görülerek evrak üzerinde inceleme yapılmasına karar verildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “dava konusu 91 ve 94 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin davaların askı ilan süresi içinde açıldığı, kesinleşmeyen tutanakların tapuya tescil edilmesinin hukukça değer taşımayacağı açıklanarak 91 ve 94 parsel sayılı taşınmazlar hakkında açılan davalar yönünden mahkemenin görevsizliğine ve dosyaların tefrik edilerek Kadastro Mahkemesine aktarılmasına karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesince bozma ilamına uyularak 91 ve 94 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki davalar Kadastro Mahkemesine aktarılmış ve Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın reddi ile çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescilllerine karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalı dayanağı tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazları kapsadığı, davacı dayanağı tapu kayıtlarının dava dışı taşınmazlara uygulandığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece; çekişmeli 94 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslı getirtilmemiş, taşınmaz hakkında açılmış başka bir dava bulunup bulunmadığı araştırılmamış, çekişmeli taşınmazlar hakkında 1975 yılında yapılan tespitten sonra yolsuz olarak tapu kaydı oluşturulduğu gözetilerek taşınmazlarla ilgili tapu kayıtları ve bu kayıtların tüm tedavülleri getirtilmemiş, taşınmazların tapu kayıtlarına davalı olduklarına ilişkin şerh verilip verilmediği sorulmamış, tüm komşu taşınmazların tutanakları ve dayanakları getirtilmemiş, keşifte sadece tek bilirkişi dinlenilmiş, davacı dayanağı tapu kayıtları yöntemince uygulanmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için öncelikle çekişmeli 94 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslının bulunabileceği yerlerden araştırılmalı, tutanak aslının bulunamaması durumunda kadastro tutanağının ihya edilmesi yoluna gidilmeli, 1975 yılında yapılan tespit sonrasında çekişmeli taşınmazlar hakkında oluşturulan tapu kayıtları ve bu kayıtların tüm tedavülleri getirtilmeli, tapu kayıtlarına taşınmazların davalı olduğu konusunda şerh verilmeli, tüm komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra yerel bilirkişi kurulu, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarının katılımı ile mahallinde keşif yapılmalıdır. Taşınmazların başında icra edilecek keşif sırasında tarafların dayandığı tapu kayıtları ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup hudutlar mahalli bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar haritasında işaret ettirilmeli, her iki tarafın tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazları kapsadığı sonucuna varıldığı takdirde hangi tapuya değer verileceği hususu yöntemince tartışılmalıdır. Mahkemece tüm bu yönler göz ardı edilerek karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, çekişmeli taşınmazların kamulaştırma sonucunda ifrazı ile oluşan 257 ve 260 parsel sayılı taşınmazların hükmen D.S.İ adına tescil edilmiş olduğu gözetilmeksizin ve D.S.İ’nin davaya katılımı sağlanmaksızın yazılı olduğu şekilde hüküm oluşturulması da isabetsizdir.Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 07.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.