Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/2775 E. 2012/5701 K. 25.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2775
KARAR NO : 2012/5701
KARAR TARİHİ : 25.06.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülmekte olan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :

Kullanım kadastrosu sırasında 86 ada 27 parsel sayılı 94460,62 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı şerhi verilerek ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … ve paydaşları, taşınmazın bir bölümünde Hamdi Yorgancıoğlu mirasçıları adına zilyetlik şerhi verilmesi istemi ile dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 14446,21 m2 bölümünün 86 ada son parsel numarası ile ham toprak vasfı ile Hazine adına tescili ile beyanlar hanesine “bu parsel Hamdi Yorgancıoğlu mirasçılarının 2005 yılından beri kullanımında ve işgalindedir” şerhi verilerek; kalan 82014,41 m2 bölümün ham toprak vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece uzman fen bilirkişinin raporu ve soyut beyanlar ile yetinilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma inceleme ve uygulama hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. 3402 sayılı Yasa’nın ek 4. maddesi gereğince “6831 sayılı Yasa’nın 20.6.1973 tarihli kanunla değişik 2. maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı, kadasto tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle bu Kanunun 11. maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir” hükmünü taşımaktadır. Bu maddeye dayanılarak açılacak davalarda kabul kararı verilebilmesi için öncelikle davacı tarafın taşınmazı kullandığının ispat edilmesi gerekmektedir. Mahkemece keşifte yapılan gözlemde taşınmazın bir kısmının sürülü olduğu, bir kısmının ise çalılık olduğu , tespit tutanağında ise taşınmazın kimsenin kullanımında ve işgalinde olmadığının belirtildiği halde ziraat bilirkişisi dinlenmeden soyut beyanlarla yetinilerek karar verilmiştir. Eksik incelemeyle hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için taşınmaz başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinin tümü ve ziraat mühendisi bilirkişi ile fen bilirkişi de hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, kullanım kadastrosu yapıldığı tarihte davacıların ne şekilde zilyet oldukları hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli, ziraat bilirkişisinden çekişmeli taşınmazda hak iddia edilen bölümünün tarımsal niteliğini belirten, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş somut verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı, fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli rapor ve harita düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu hususlar yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine’nin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.