YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3735
KARAR NO : 2012/6332
KARAR TARİHİ : 10.09.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Kullanım kadastrosu sırasında 133 ada 15 parsel sayılı 18959,99 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve “1981 yılından beri 2/3 hissesi … oğlu …’ın 1/3 hissesi de … oğlu … …’ın kullanımdadır, fındıkların 2/3 hissesi … oğlu …’a 1/3 hissesi de … oğlu … …’a aittir” şerhi verilerek tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … ve …, taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine soyisimlerinin yanlış yazıldığını ileri sürerek dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne ve çekişmeli 133 ada 15 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi Hazine adına tesciline, beyanlar hanesinin “1981 yılından beri 2/3 hissesinin … oğlu, …’in, 1/3 hissesisinin de … oğlu, …’in kullanımındadır, fındıkların 2/3 hissesi … oğlu …’e, 1/3 hissesi de … oğlu …’e aittir” şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … Müdürlüğünü temsilen Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 sayılı Yasaya 5831 sayılı Yasanın 8. maddesi ile eklenen Ek-4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir. Kural olarak kadastro davaları, lehine tespit ya da kadastro komisyonlarınca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişiye karşı açılır. Dava 3402 sayılı Yasanın Ek-4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosuna itiraz niteliğinde bulunduğundan husumetin, taşınmazın tespit maliki olan Hazineye ve beyanlar hanesinde ismi yazılı kişilere yöneltilmesi zorunludur. Somut olayda davacı, Kadastro Müdürlüğünü hasım göstermek suretiyle dava açmış ise de Kadastro Müdürlüğü’nün tüzel kişiliği bulunmadığı gibi, tespit maliki olmadığından pasif taraf sıfatı da yoktur. Ancak bu yanlışlık, tarafta yanılgı değil, temsilcide yanılgı mahiyetindedir. Hal böyle olunca davacıya, davasını Hazine’ye karşı yöneltmesi olanağı tanınmalı, yasal hasım durumunda bulunan Hazine davaya dahil edilerek dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmalıdır. Yöntemince taraf teşkili sağlanmadan uyuşmazlığın esasına girerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 10.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.