YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3809
KARAR NO : 2013/2868
KARAR TARİHİ : 02.04.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
…
…
MÜDAHİLLER : HAZİNE VE DİĞERLERİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 31.05.2011 gün ve saatte temyiz eden Hazine vekili Avukat … ve … vs. Vekili Avukat … ile aleyhine temyiz istenilen … vekili Avukat … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … çalışma alanında kalan 37 parsel sayılı 1.241,000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle …oğlu … adına tespit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacılar … ve müşterekleri tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında Hazine vekili çekişmeli taşınmazda Suriye uyruklu …’in tapu kaydı ile hakkı bulunduğu iddiasına dayanarak davaya katılmıştır. 38, 41 ve 42 parsel sayılı 1.087.250, 546.250 ve 301.750 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle; 45 ve 46 parsel sayılı 60.750 ve 87.000 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle …oğlu … adına, 39 parsel sayılı 641.250 m2 yüzölçümündeki taşınmaz vergi kayıtları, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle eşit paylarla … kızı … ile İbrahim evlatları … ve … adına; 40, 43 ve 44 parsel sayılı 1.124.250, 301.750 ve 1.160.000 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kayıtları ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle payları oranında …oğlu … ile … oğlu …, … oğlu … ve … adına tespit edilmiş; itirazları kadastro komisyonunca reddedilen aynı davacılar tarafından açılan davaların görev nedeniyle reddine karar verilmiş; 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45 ve 46 parsel sayılı taşınmazlar bu nedenle tapuya tescil edilmişler ve tespit sonrası oluşmuş tapu kayıtları üzerinde satışlar yapılmıştır. Mahkemenin 16.03.2004 tarihli ara kararı ile bu taşınmazlarla ilgili tutanak asılları dosya içine konularak yargılamaya devam edilmiştir. Tespit gününden önce davacı … tarafından Hazine ve Köy Tüzel Kişiliğine husumet yöneltilerek açılan tescil davasının yapılan yargılaması sonunda verilen 21.06.1968 tarihli davanın kabulü ile 2430 dönüm miktarındaki taşınmazın davacı … adına tescili kararı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 19.09.1968 tarihli kararı ile bozulmuş ve bozulan dava dosyası yeniden esasa kaydedilmeden bu dosya içine alınmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı ve müdahil davacıların davalarının reddine, çekişmeli 37 parsel sayılı taşınmazın …oğlu ./…
2012/3809-2013/2868 SH:2
… adına, çekişmeli 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45 ve 46 parsel sayılı taşınmazların alınan pay raporunda bildirilen payları oranında kadastro sonrası oluşmuş sicilden satın alanlar ve bazı tespit malikleri veya mirasçıları adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar … ve müşterekleri vekilleri ile müdahil Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; çekişmeli taşınmazlar üzerinde davalı taraf yararına edinme koşullarının oluştuğu kabul edilerek çekişmeli 37 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi davalı … adına, çekişmeli 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45 ve 46 parsel sayılı taşınmazların tapuya tescillerinden sonra yapılan intikal ve tedavüller de gözetilerek alınan pay raporunda bildirilen kişiler adına tescillerine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazların tespitleri 1968 yılında yapılmıştır. Kadastro tespit gününden önce davacı … tarafından davalı Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği aleyhine açılan tescil davası sonucunda verilen 21.6.1968 tarihli 2430 dönüm miktarındaki taşınmazın davacı … adına tesciline ilişkin kararın Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 19.9.1968 tarihli ilamı ile araştırmaya yönelik bozulduğu, davacının karar düzeltme isteminin 12.02.1969 tarihinde reddedildiği ve bundan sonra dosyanın yeni esasa kaydedilmeden takipsiz bırakıldığı anlaşılmaktadır. Kadastro tespit günü itibariyle tescil davasının derdest olması nedeniyle, tescil davasına konu taşınmazlar yönünden kadastro tespitlerinin kesinleşmeyeceği açıktır. Mahkemece öncelikle yapılması gereken iş; tescil davasının kadastro mahkemesine devri sağlanarak; tescil davasına konu olan taşınmazların hangi taşınmazlar olduğu kesin olarak belirlendikten sonra, bu bölümler yönünden geçerli olacak re’sen araştırma ilkesi uyarınca araştırma, inceleme ve uygulama yapılarak; tescil davasına konu olmayan taşınmazlar yönünden ise hükmen kesinleşmelerine ilişkin dava dosyaları ve tüm belgeler dosya içine getirilerek kesinleşmelerinin usul ve yasaya uygun olup olmadığı araştırılarak ve gerektiğinde bu taşınmazlar yönünden eski kararların kesinleşmelerini sağlamak iken, yazılı şekilde yargılama yapılarak karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; tescil davasının yöntemince kadastro mahkemesine devri sağlanarak ve devredilen dava dosyası bu dava dosyası birleştirildikten sonra mahallinde yapılacak keşifte tescil davası dilekçesi ile tescil yönünde hüküm kurulan yere ilişkin kroki mahalline uygulanarak tescil davasına konu olan taşınmazlar kesin olarak belirlenmelidir. Tescil davasına konu olmayan taşınmazlar yönünden; tescil davasına konu olmayan taşınmazlarla ilgili davaların kesinleştirildiği ve hükmen tescil edildikleri anlaşılmaktadır. Ancak, bu dava dosyası içine sunulmuş bazı dilekçelerden, kesinleşmelere esas olan dava dosyalarında taraf olan bazı kişilerin mirasçıları tarafından kesinleştirmelerin usulsüz olduğu iddiasında bulunulmuştur. Mahkemece anılan kesinleşmelere esas dava dosyaları, tebligat belgeleri ve tüm ekleri dosya içine getirtilerek kesinleştirmelerin usule uygun olup olmadığı denetlenmelidir. Kesinleşmelerin usule uygun olduğunun anlaşılması halinde, taraflar arasındaki çekişmenin giderilip derdest dava bulunmadığı gözetilerek yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmelidir. Kesinleşmelerin usule uygun olmadığının anlaşılması halinde ise, tebligat yapılmayan veya usulune uygun tebligat yapılmayan kişiler yönünden davaların kesinleşmediği gözetilmelidir. Bu taşınmazlarla kararların; eksik veya usule aykırı tebliğ yapılan davanın tüm taraflarına yöntemince tebliğleri sağlanarak, temyiz süreleri beklenilmelidir. Temyiz yoluna başvurulmaması halinde kesinleştirme işlemleri yapılmalıdır. Temyiz yoluna başvurulması halinde, temyiz edenler yönünden temyiz incelemeleri yapılmak üzere gerekli işlemler ile sonrasındaki işlemler tefrik kararı verilerek yöntemince yerine getirilmelidir. Tescil davasına konu olan taşınmazlar yönünden ise; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30/2. maddesi hükmü uyarınca araştırma, inceleme ve uygulama yapılmalıdır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin anılan bozma ilamı uyarınca, tescil davası tarihi itibariyle davacı … adına edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğini belirlemek amacıyla; tarafların dayanaklarını
./…
2012/3809-2013/2868 SH:3
oluşturan tüm kayıtları oluşumlarından itibaren bütün tedavülleri ile dosya içine getirildikten sonra yöntemince mahalline uygulanmaya çalışılmalıdır. Dayanak kayıtların uygulanması ile sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresi hususlarında, her bir taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim tarafından hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, zilyetliğin kimden kime nasıl geçtiği; tarafların dayanağını oluşturan kayıtların mevki ve sınırlarında bildirilen yerlerin nereleri olduğu gibi hususlar keşfe katılacak yerel bilirkişileri ve taraf tanıklarından tek tek sorulup saptanmaya çalışılmalıdır. Yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri komşu taşınmazların tutanak örnekleri ile dayanaklarını oluşturan kayıtlarla denetlenmelidir. Yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılmalıdır. Keşfe katılacak fen bilirkişisinden yapılacak keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak verir, gösterilen sınırlar işaretlenmiş, tarafların dayanaklarını oluşturan kayıtların kapsamlarını gösterir ayrıntılı rapor alınmalıdır. Böylece tarafların dayanaklarını oluşturan kayıtların kapsamları ile kayıtların hukuki değerlerini koruyup korumadıkları belirlenmelidir. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek; tarafların dayanaklarını oluşturan kayıtların kapsamları ve kayıtların hukuki değerlerini koruyup korumadıkları ile kim veya kimler yararına edinme koşullarının oluştuğu tartışılıp değerlerdirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Hazinenin iddiaları hususunda Suriye uyruklu kişiler yönünden geçerli olacak özel mevzuat hükümleri gözetilmelidir. Yine dosya içinde bulunan bir kısım davadan vazgeçme dilekçelerinin hangi taşınmazlar için verildiği ile geçerlilikleri üzerinde durulmalıdır. Kabule göre de, çekişmeli 43 ve 44 parsel sayılı taşınmazlar hakkında paylar toplamı paydaya eşit olmayacak şekilde ve infazı olanaksız kılacak şekilde karar verilmesinde de isabet bulunmamaktadır. Hazine temsilcisi ile davacılar … ve diğerleri vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, temyiz karar harcı peşin alındığından, talep halinde ilgililerine iadesine,
02.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…