YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4165
KARAR NO : 2012/6770
KARAR TARİHİ : 18.09.2012
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TENKİS
Taraflar arasında görülen tenkis davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz edenlerden … ve … vekili Avukat … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle “bir kısım kısıtlı davacılar adına da açılan tenkis davasında vesayet kararlarının araştırılması, husumete izin kararı alınması, davanın devamı sırasında reşit olan veya vesayetten çıkarılanlar olup olmadığı üzerinde durulması, yeniden yargılama yapılarak HUMK’nun 381 ve 388. maddelerinde 10.4.1992 günlü ve 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında gösterildiği şekilde hüküm kurulması, kabule göre de 11.11.1994 tarih ve 4/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde uygulama yapılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda tenkis davasının kabulüne, toplam 163.268.32 TL’nin davalıdan alınarak payları oranında davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Her ne kadar mahkemece Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 13.1.1995 tarih 1995/12919 Esas – 346 Karar sayılı bozma ilamına uyulmuşsa da bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma ilamına uyulmakla, taraflar yararına usulî kazanılmış hak, mahkeme için ise bozma gerekleri doğrultusunda uygulama yapılması için zorunluluk doğar. Mahkemece davaya konu taşınmazların devrine ilişkin akit tabloları getirtilmemiş, çekişmeli taşınmazların davalı tarafa ne şekilde hangi oranda devredildiği belirlenmemiş, muris adına kayıtlı iken mirasçılarına intikal eden bir kısım taşınmazların tereke hesabında değerlendirilmesi gerektiği hususu göz ardı edilmiş, hesap bilirkişisinin tereke hesabında hangi uzman bilirkişilerin raporlarını dikkate aldığı anlaşılamamış, sabit tenkis oranı yanlış belirlenmiş, aynen taksim konusunda araştırma yapılmamış, tasarrufa konu malın sabit tenkis oranında bölünmezliği ortaya çıkmadan önce davalı tarafın tercih hakkının gündeme gelmeyeceği kuralı göz ardı edilmiştir. O halde mahkemece öncelikle murisin temlik dışı terekesi ile temlike konu terekesinin belirlenmesi sonra da Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 13.1.1995 tarih 1995/12919 Esas -346 Karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda uygulama yapılması gerekir. Belirtilen yönler göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, taraf vekillerinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 18.9.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.