YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4376
KARAR NO : 2012/6796
KARAR TARİHİ : 18.09.2012
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden … vs vekili Avukat … ile aleyhine temyiz istenilen Hazine vekili Avukat … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında 209 ada 120 ve 121 parsel sayılı 1362.38 ve 2603.30 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden oldukları açıklanarak Hazine adına tespit edilmiş; 209 ada 120 parsel sayılı taşınmaza ait tutanağın beyanlar hanesinde … kızı …’in, 209 ada 121 parsel sayılı taşınmaza ait tutanağın beyanları hanesinde … oğlu …’in kullanımında olduğu belirtilmiş ve tespitler 29.06.2010 tarihinde kesinleşmiş ve tapuya tescil edilmiştir. Davacılar … oğlu … mirasçıları … ve müşterekleri vekili 23.09.2010 tarihli dava dilekçesi ile 209 ada 121 parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 209 ada 120 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün davacıların miras bırakanı …’ın zilyet ve tasarrufunda iken ölümü ile davacılara kaldığını bildirerek, tutanakların beyanlar hanesindeki zilyetlik belirtmesinin bu şekilde düzeltilmesi istemiyle … ve …’e husumet yönelterek dava açmışlardır. Yargılama sırasında Hazine dahili davalı sıfatıyla davaya dahil edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece kullanım kadastrosu kesinleştikten sonra genel mahkemede dava açma hakkı bulunmadığı kabul edilerek karar verilmiş ise de mahkemenin kabul ve değerlendirmesi dosya içeriğine uygun bulunmamaktadır. Çekişmeli 209 ada 120 ve 121 parsel sayılı taşınmazlara ait kullanım kadastro tutanakları incelendiğinde kadastro tespitinin 2924 sayılı Yasa uyarınca değil 5831 sayılı Yasa’nın 8. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu’na eklenen Ek 4. madde uyarınca yapıldığı anlaşılmaktadır. Anılan madde içeriğinde bu şekilde yapılan tespitler hakkında 3402 sayılı yasanın 12/3. maddesinin uygulanamayacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Hal böyle olunca davacılar vekili tarafından kullanım kadastrosu tespit gününden önceki hakka dayanılarak dava açmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesi uyarınca 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılan davanın esasına girilerek araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olup davacılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 900.00 TL vekalet ücretinin aleyhine temyiz olunan taraftan alınarak duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren davacılara verilmesine, 18.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.