YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4382
KARAR NO : 2012/6797
KARAR TARİHİ : 18.09.2012
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Davacı tarafça genel kadastro ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden … vekili Avukat … geldi. Aleyhine temyiz istenilenden gelen olmadı. Gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1959 yılında yapılan kadastro sırasında 179 ve 180 parsel sayılı 593 ve 428 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydı, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … oğlu … ve müşterekleri adına tespit ve tescil edilerek 08.09.2009 tarihinde taksimen … oğlu …’a intikal etmiştir. Davacı … oğlu … vekili, 16.09.2011 tarihli dava dilekçesi ile, Tirebolu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/97 Esas sayılı dava dosyasında görülen tecavüzün önlemesi davası nedeniyle davacının 10/16 pay oranında paydaşı olduğu 181 parsel sayılı taşınmaz ile çekişmeli taşınmazlar arasındaki sınırların aradaki sabit duvarlar ve hendeğe rağmen yanlış belirlendiğinin saptandığını bildirerek 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 41. maddesi uyarınca mevcut parselasyon ve ölçümleme hatasının giderilmesi, fiili duruma göre davacı adına tescili gereken bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ve davacı adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili 16.09.2011 tarihli dava dilekçesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 41. maddesi uyarınca mevcut parselasyon ve ölçümleme hatasının giderilmesi, fiili duruma göre davacı adına tescili gereken bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ve davacı adına tescili istemiyle dava açmıştır. Dava 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 41. maddesi uyarınca ölçü ve tersimat hatasından kaynaklanan yanlışlığın giderilmesi isteğine ilişkin olup, aynı madde uyarınca bu davaları görmeye sulh hukuk mahkemeleri görevlidir. Hal böyle olunca, mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın görevli Tirebolu Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekirken 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 5304 sayılı Kanun ile değişik 41. maddesi uyarınca davacının doğrudan dava açma hakkının bulunmadığı gerekçesi ile red kararı verilmesi isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 900.00 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada kendisini vekille temsil ettiren davacı tarafa verilmesine, 18.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.