YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4387
KARAR NO : 2012/5259
KARAR TARİHİ : 12.06.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 108 ada 20 parsel sayılı 242,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı … ve müştereklerinin miras bırakanı Durmuş Çalışır adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve … tapu kaydına dayanarak ve davalıların miras bırakanı …’nin tenkis bedelini aldığı iddiası ile dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın eşit paylarla davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın davalıların annesi …’nin babası olan İsmail’e ait olduğu, İsmail’in taşınmazı kardeşi …’in çocuklarına verdiği, ancak …’nin saklı payını alması nedeniyle taşınmazda hakkının kalmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacılar, İsmail’in taşınmazdaki hissesinin bir kısmını ölünceye kadar bakıp gözetmek koşulu ile …
‘a bir kısmını ise…’a satarak zilyetliği devrettiği iddiası ve taşınmazın eşit paylarla adlarına tescili istemi ile dava açmışlardır. Davacılar tarafından dayanılan ve taşınmaza uyduğu kabul edilen tapu kaydı, pay satışlarıyla 3. kişilerden davacılara geçen tapu kaydı olup, İsmail bu tapu kaydında malik değildir. Tenkis dosyasındaki tapu kaydı ise İsmail’den gelen tapu kaydıdır. Mahkemece taşınmazın davacıların ibraz ettiği tapu kaydı kapsamında mı, yoksa tenkise konu edilen tapu kaydı kapsamında mı kaldığı belirlenmemiştir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için, davacıların ibraz ettiği tapu kaydı ile tenkise konu tapu kaydının tesislerinden itibaren tüm tedavülleri, varsa haritaları, başka taşınmazlara revizyon görmüş iseler revizyon gördükleri taşınmazların tutanakları ile tespitleri kesinleşmiş ise tapu kayıtları ve çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleri ve dayanağı olan belgeler tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile getirtilip dosya ikmal edildikten sonra, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarının katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında tapu kayıtlarının tesislerinden itibaren tüm tedavülleriyle dayanakları olan tüm belgeler okunup, kayıtlarda yazılı sınırlar yerel bilirkişilerce zeminde tek tek göstertilmeli, kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişilerce gösterilemeyen sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdiği sınırlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, tapu kayıtlarının kapsamı kesin olarak belirlenmeli, yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişileri beyanları arasında çelişki doğduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeli, keşfe götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir biçimde kroki düzenlettirilmeli, taşınmazın hangi tapu kaydı kapsamında kaldığı belirlendikten sonra tapuda paydaş olanlar göz önünde bulundurularak paydaşlar arasında paylaşma yapılıp yapılmadığı, taşınmazın müstakilen davacılara kalıp kalmadığı belirlenmeli, paylaşma yok ise muris İsmail’den gelen taşınmaz yönünden tenkis bedelini alan …’nin taşınmazda hakkı kalmadığına ilişkin kabul doğru ise de davanın payla sınırlı olarak görüleceği ve dava edilmeyen payların tespit maliki üzerinde bırakılması gerektiği gözönüne alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı …’ın temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 12.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.