Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/4396 E. 2012/5370 K. 14.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4396
KARAR NO : 2012/5370
KARAR TARİHİ : 14.06.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 160 ada 1 parsel sayılı ve 6406,28 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve …, satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacılar ve davalıya ait olan taşınmazlar arasındaki fiili sınırın fen bilirkişi raporunda gösterilen turuncu renkli yer olduğu, kadastroca belirlenen sınıra göre de bu durumun davacı tarafın da lehine olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, hükme esas alınan fen bilirkişi raporu yapılan keşfi ve uygulamayı denetlemeye elverişli değildir. Bir kısım yerel bilirkişi ve tanıklarca, davalı ve davacı tarafın satıcısı arasında satıştan evvel mevcut sınırın; davalı tarafın tespit maliki olduğu 160 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yakın olan kavak ağaçlarının bulunduğu yer olduğu söylenmesine rağmen fen bilirkişisi tarafından düzenlenen rapor ve eki haritada kavak ağaçlarının yeri gösterilmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde; yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi, taraf tanıkları hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında davacının dayandığı satış senedinin batı hududunda gösterilen Cemail Gencel ile satın alınan taşınmaz arasındaki sınırın nereden geçtiği hususu duraksamaya yer verilmeyecek şekilde sorulup saptanmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin tutanaktaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, fen bilirkişisine keşfi denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor düzenlettirilerek söz konusu sınır ve sınırı belirlediği söylenen kavak ağaçları fen bilirkişisine işaretlettirilmeli, çekişmeli taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı kesin olarak belirlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.