Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/460 E. 2012/1080 K. 10.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/460
KARAR NO : 2012/1080
KARAR TARİHİ : 10.02.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Aşağı … Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 114 ada 3 parsel sayılı 5.126,51 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş, 125 ada 39 parsel sayılı 107.910,14 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise orta malı olarak mera vasfıyla sınırlandırılmıştır. Davacı …, miras yoluyla gelen hak ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda dava konusu 114 ada 3 parsel sayılı taşınmazdan 30/08/2010 tarihli fen bilirkişi raporunda kırmızı çizgi ile sınırlandırılmış 1.366,042 metrekarelik kısım ile 125 ada 39 parsel sayılı taşınmazdan aynı tarihli fen bilirkişisi raporunda (D) harfi ile gösterilen 7.247,704 metrekarelik bölümün ifrazı ile davacı adına kayıt ve tesciline, taşınmazların geri kalan kısımlarının da tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; dava konusu 114 ada 3 ve 125 ada 39 parsel sayılı taşınmazların davacı adına tescile karar verilen bölümleri üzerinde davacı … lehine 3402 sayılı Kanun’un 14. maddesinde yazılı mülk edinme koşullarının oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yeterli değildir. Mahkemece, mera yönünden usulüne uygun araştırma yapılmamış, 114 ada 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden, fen bilirkişi raporunda davacının taşınmazın 1.366,042 metrekare yüzölçümündeki bölümünde hak talebinde bulunduğu açıklandığı halde ziraatçi bilirkişi raporunda taşınmazın tamamı hakkında ve yetersiz değerlendirmede bulunulmuştur. Eksik inceleme ve yetersiz araştırmaya dayanılarak hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için çekişmeli 125 ada 39 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yerde, mera tahsis kararı, ekleri ve haritaları ile çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip, tamamlandıktan sonra yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen komşu köylerde ikamet edip, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları, tüm tespit bilirkişileri, ziraat mühendislerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi kurulu ve fen bilirkişi huzuruyla yeniden keşif yapılmalı, mera tahsis kararı ve haritaları uygulanıp kapsamları belirlenmeli, 125 ada 39 sayılı mera parselinin öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığı, çekişmeli taşınmaz bölümü ile mera parselinin geriye kalan kısmı arasında ayırıcı nitelikte unsur bulunup bulunmadığı araştırılmalı, taşınmazın konumu ve niteliğine ilişkin mahkeme gözlemi tutanağa geçirilmeli, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden kime, nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise, ihyanın hangi tarihte başlayıp, ne zaman bitirildiği, zaman içinde sınırlarında mera yönünden genişleme olup olmadığı, hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin tutanaktaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişkiler, gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı, ziraat mühendislerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden komşu mera parselinden nasıl ayrıldığı, mera ile arada doğal ya da yapay ayırt edici bir sınır bulunup bulunmadığı ve taşınmazın meradan açılan bir yer olup olmadığını açıklayıp, tarımsal niteliğini belirten, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş somut verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı, fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, çekişmeli taşınmaz ile komşu mera parselinin konumlarını yan kesit krokisi ile gösteren rapor ve harita düzenlettirilmelidir. 114 ada 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden de taşınmazın öncesinin ne olduğu, davacı adına tescile karar verilen bölüm toprak yapısı, niteliği, çevre taşınmazlarla ayırıcı unsur taşıyıp taşımadığı hususlarında ayrıntılı rapor alınmalıdır. Bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Kabule göre de; çekişmeli 125 ada 39 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (D) harfi ile gösterilen kısmının ifrazına karar verilmesi nedeniyle bu taşınmazın kuzeyinde kalan 2.962,003 metrekarelik bölüm mera parselinden ayrılmış olmakla ayrı bir parsel numarası verilerek infazı kabil hüküm tesis edilmemesi de doğru değildir. Davalı Hazine’nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 10.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.