YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5120
KARAR NO : 2012/11126
KARAR TARİHİ : 20.12.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … Köyü 136 ada 115 parsel sayılı 3.999.266,45 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yargılaması sonunda verilen kararlar en son Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 25.12.1995 tarih 16269-17202 sayılı ilamıyla bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra çekişmeli taşınmaz hakkında kadastro tutanaklarının düzenlenmiş olması nedeniyle dosya Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda Hazinenin açmış olduğu davanın kabulüne, asli müdahillerin davalarının reddine, çekişmeli 136 ada 115 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (1) numara olarak gösterilen 100 hektar yüzölçümündeki kısmının davalılar … ve müşterekleri adına tesciline, taşınmazın geriye kalan kısmının kışlakiye olarak sınırlandırılmasına ve davalıların bu bölüme müdahalesinin önlenmesine karar verilmiş; hüküm, müdahil davacı ve davalılardan … ve 110 arkadaşı vekili Av. … ile Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin 28.12.2010 tarih 2917-7856 sayılı ilamıyla yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına karar verilmiş ve mahkeme kararı 29.04.2011 tarihinde kesinleşmiştir. Davalı … …, 22.07.2011 tarihli dilekçesiyle mahkeme ilamında kendisine ait pay oranının eksik gösterildiği iddiasıyla tavzih talebinde bulunmuştur. Mahkemece dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının talebinin 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 455 ila 459. maddeleri kapsamında kalmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de mahkemenin kabulü dosya kapsamı ile usul ve yasaya uygun düşmemektedir. Davacının talebi, kesinleşmiş hükümdeki pay miktarının eksik yazılması neticesinde ortaya çıkan hak kaybının giderilmesine yöneliktir. Söz konusu kararda paylar dağıtılırken davacının
hak iddia ettiği 210 pay hesaba katılmaksızın toplamda 14910/15120 oranında paylaştırma yapılmıştır. Dosya kapsamındaki kayıt ve belgeler itibariyle davacı dışındaki tüm taraflara yasal paylarının verildiği, davacıya ise 840 pay verilmesi gerekirken 630 payın verildiği anlaşılmaktadır. Davacının talebine konu 210 paylık kısım, diğer tarafların pay oranlarını etkilemeyeceği gibi infazda sorun oluşturacak nitelikteki pay/payda eşitsizliğini de giderecek niteliktedir. Hal böyle olunca davacının talebinin, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 459. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 304. maddesi kapsamında düzenlenen maddi hatanın düzeltilmesi niteliğinde değerlendirilerek bu doğrultuda karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 20.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.