Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/6186 E. 2012/6686 K. 17.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6186
KARAR NO : 2012/6686
KARAR TARİHİ : 17.09.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan ve kesinleşen hükmün kanun yararına bozulması Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … Köyünün … ada …, … ada …, …, … ada 55 ve 56 parsel sayılı …, 4256.28, 1202, 1284.05, 1615.83 metrekare yüzölçümündeki Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı … tarafından davalılar aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptal ve tescil davası çekişmeli taşınmazlar hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda davanın feragat nedeniyle reddine, çekişme konusu taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş, kararın davalı … tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04.02.2011 gün 2010/5635-2011/571 sayılı ilamı ile temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilerek karar kesinleşmiştir. Adalet Bakanlığınca 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30/2. maddesi gereğince gerçek hak sahibinin re’sen belirlenmesi gerektiği halde eksik şekilde sicil oluşturulmasının usul ve yasaya aykırı bulunması nedeniyle kesinleşen hükmün kanun yararına temyiz edilmesi istenmiş, bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.08.2012 tarih ve 2012/186932 sayılı tebliğnamesi ile HUMK’nun 427/6. maddesi gereğince hükmün kanun yararına bozulması istenilmiştir.
Çekişme konusu taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduklarından bahisle malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 30/2 maddesi gereğince kadastro hakimi gerçek hak sahibi re’sen tespit ederek malik hanelerini doldurmak ve sicil oluşturmak, sicil oluştururken de taşınmazların kim veya kimler adına tescil edildiğini belirterek açık ve infazı kabil sicil oluşturmakla yükümlüdür. Somut olayda mahkemece dava feragat nedeniyle ret edildikten sonra malik haneleri açık olduğu halde taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilerek sicilin doldurulmaması ve infazı kabil olmayan hüküm kurulması isabetsizdir. Mahkeme kesinleşen bu karar ile davadan elini çektiğinden lehine tescil kararı verilen kişiler tarafından Kadastro mahkemesinde dava açarak ve bu dosyaya dayanarak malik hanelerinin adlarına tescil istemi ile sicilin doldurulmasını isteyebilirler. Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6 maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin kabulüne, hükmün sonuca etkili olunmamak üzere BOZULMASINA, gereği yapılmak ve Resmi Gazete’de yayınlanmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 17.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.