YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6413
KARAR NO : 2012/8533
KARAR TARİHİ : 31.10.2012
MAHKEMESİ : … İCRA MAHKEMESİ
Ticareti terk hükümlerine muhalefet etmek suçundan sanık …’un beraatine karar verilmiş, hüküm şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya gönderilmekle Dairemizce yapılan inceleme sonunda 17.10.2011 tarihli karar ile mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmiş, bu karara karşı Yargıtay C.Başsavcılığının 07.12.2011 tarihli itirazı üzerine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.07.2012 tarih ve 2011/603 Esas, 2012/415 sayılı kararı ile 6352 sayılı yasanın 99 ve 101. maddeleri uyarınca itirazın Dairemizce değerlendirilmesi için dosya yeniden gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Somut olayda, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yazısında; İİK’nun 44. maddesinde “ticareti terk eden tacir” ifadesi kullanılmış olup bu ifadenin yalnızca gerçek kişi tacirleri kapsadığına ilişkin herhangi bir kısıtlayıcı hükmün bulunmadığı, bu sebeple anonim şirketlerin temsil ve idareye yetkili müdürlerinin de, şirketin ticareti terk etmeleri halinde İİK’nun 44. maddesindeki yükümlülükleri yerine getirmeyeceklerine ilişkin bir istisna getirilmediğine göre, tıpkı gerçek kişi tacirler gibi cezalandırılmalarına bir engel bulunmadığı; diğer yandan, İİK’nun 44. maddesinde yapılan değişikliğin “ticareti terk eden kötü niyetli borçluların” bu davranışlarının önlenmesi amacıyla yapıldığının da gerekçede açıkca ifade edildiği, Yüksek Özel Dairenin kararında tüzel kişi tacirler hakkında 44. maddesinin 2. fıkrasının uygulama kabiliyetinin olmadığı belirtilmiş ise de, aynı maddenin 1. fıkrasının göz önüne alınmadığı belirtilmiş ve bozma kararı verilmesi gerekirken onama kararı verilmesinin isabetsizliği ileri sürülerek hükmün bozulması talep edilmiştir.
Sanığa isnat edilen ticareti terk hükümlerine muhalefet suçunun oluşabilmesi için kesinleşmiş bir icra takibinin bulunması zorunlu olup, şikayetin dayanağını oluşturan …İcra Müdürlüğünün 2009/9943 Esas sayılı dosyası içerisinde ödeme emrinin, borçlu Kötler Tesis ve Bina Yönetim AŞ’nin ticaret sicili memurluğunda kayıtlı adresine tebliğinin yapılmadığı, Tebligat Kanununun 35. maddesine göre yapılan tebligat da 21.05.2009 tarihinde tebliğ edilmesine karşın, şikayetin, takip kesinleşmeden önce (şikayet dilekçesinde tarih olmamakla birlikte tensip tarihinin 21.05.2009 olması) yapıldığının kabulünün gerekmesi nedeniyle atılı suçun oluşmadığı gerekçesiyle sanığın beraati yerine farklı gerekçe ile beraatine karar verilmiş ise de, sonucu itibariyle doğru olan mahkeme kararının bu gerekçe ile onanmasının gerekmesi nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı değişik gerekçe ile yerinde görülmediğinden dosyanın 6352 sayılı yasanın 99. maddesi ile eklenen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 308. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.