YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6792
KARAR NO : 2012/7848
KARAR TARİHİ : 11.10.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 331 ada 72 parsel sayılı 607,62 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tassarrufu altındaki yerlerden olduğu, zilyetlikle iktisabının mümkün olmayacağı ve dava konusu taşınmaz üzerinde herhangi bir zilyetlik olmadığı iddialarına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazın ham toprak vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin … tarihli gerekçeli kararının gerekçe bölümünde; … Beldesi 331 ada 72 parselde bulunan taşınmazın kadastro çalışması sırasında tarla vasfı ile davalılar adına tespit gördüğü taşınmazın davalı tarafından; bir insan ömrünü aşan; eski zilyetlerden devralınarak, hiçbir itiraza uğramayan zilyetlikle malik sıfatı ile; ekonomik amaca uygun olarak zirai gaye ile kullanıldığı, zilyetliğin öncesi tespit edilemeyen bir zamandan kadastro tespit tarihine ve nihayetinde de keşif tarihine kadar devam ettiği, 3402 sayılı Kanun’un 14. maddesinde aranan iktisap şartlarının davalı lehine kadastro tespit tarihinden önce tahakkuk ettiği, iktisabı engelleyen hukuki, fiili ve taşınmaz vasfından kaynaklanan bir halin bulunmadığı, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile alınan bilirkişi raporları ve zemine uygulanan memleket haritası, amenajman planları ve 1992 uçuşlu hava fotoğrafının;tarla vasfı ile gerçek kişiler adına tespit gören ve tespiti kesinleşen benzer özellikteki civar arazilerin hukuki vasfı ve eylemli durumlarının bu durumu teyit ettiği; Bozburun Belde belediyesinin onaylı imar planı kapsamında kalmadığı ve kıyı kenar çizgisi içerisinde kalmadığı; sonuç olarak, kadastro tespitinden önce zilyetlikle mülk edinme koşullarının davalı lehine oluştuğu; davacı Hazinenin davasının reddi ile davaya konu taşınmazın tapuda davalı adına tesciline karar vermek gerektiği açıklandığı halde gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, açıklanan gerekçeye istinaden davacı Hazinenin davasının kabulü ile, …Beldesi 331 ada, 72 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağındaki tespitin iptali ile ham toprak vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline şeklinde hüküm kurulmuş olup, açıklanan gerekçe ile hükmün çelişmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; mahkemece, önceki kararla bağlı kalınmaksızın çelişkinin giderilmesi suretiyle yeniden bir hüküm kurulması zorunlu olup, davalı …’in temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 11.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.