YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6957
KARAR NO : 2012/8458
KARAR TARİHİ : 31.10.2012
MAHKEMESİ : … İCRA MAHKEMESİ
Alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan sanık …’nın İİK’nun 331, TCK’nun 62, 50/1-a, 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanık müdafii tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde sanığın alacaklıyı zarara uğratmak kastiyle… plakalı araçları devrettiğini iddia ettiği, … İlçe Emniyet Müdürlüğünün dilekçede belirtilen her bir araç plakası ile ilgili olarak vermiş olduğu cevabi yazılar incelendiğinde, sözü edilen plakaların daha sonra araç tescil nakil bildirim belgeleri ile birlikte sanık ile ilgisi olmayan başka araçlara nakil olduğu, bu cümleden olmak üzere … plakalı araç 2005 model … marka motosiklet olarak sanık adına kayıtlı iken daha sonra bu plakanın başka bir araca nakil aldığı ve gelen belgelere göre de en son olarak … marka kapalı kasa bir kamyonette kullanılmakta olduğunun anlaşıldığı, bu aracın ise sanık ile ilgisinin tespit edilemediği, kaldı ki sanığın üzerinde gözüken 2005 model … marka motosikletin de daha sonra … plakasını aldığı; bunun gibi … numaralı plakaların da aynı şekilde sanık adına motosiklet cinsi ile kayıtlı iken, bu plakaların daha sonra sanık ile ilgisi tespit edilemeyen başka araçlara nakil gittiği, sanığa ait gözüken motosiklet cinsi araçların ise başka plakalar aldığı, yine … numaralı plakanın da en son olarak beyaz renkli … marka bir araçta kullanılmakta olduğunun anlaşıldığı ve kayıtlara göre bu aracın da bir başka şahıs adına kayıtlı olduğu, buna rağmen 24.02.2011 tarihli celsede dinlenen bilirkişinin bu durumu dikkate almaksızın sanık ile ilgisi olmayan araçlar ile ilgili olarak değer tespiti yaptığı ve mahkemece de hatalı bilirkişi değerlendirilmesi esas alınmak suretiyle sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, mahkemece dayanılan gerekçe ve hüküm dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki;
Her ne kadar İİK’nun 331. maddesinin birinci fıkrasında, haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlunun alacaklısını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu suni şekilde eksilten tasarruflarından dolayı cezalandırma öngörülmekte ise de, aynı Yasanın “Şikayet süresi” başlıklı 347. Maddesindeki, “Bu Bapta yer alan fiillerden dolayı şikayet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer” amir hükmü karşısında, şikayetin fiilin işlendiği tarihten itibaren her halde bir yıl içerisinde kullanılmış olmasının gerekli olduğu, eş anlatımla, İİK’nun 331. maddesinin birinci fıkrasındaki düzenlemeye uygun olarak, borçlunun, haciz yolu ile takip tarihinden iki yıl önceki alacaklısını zarara sokmak kastiyle mevcudunu suni surette eksiltmeye yönelik tasarruflarının şikayete konu olamayacağı, İcra ve İflas Kanununun ceza hükümlerinin düzenlendiği Onaltıncı Bap’taki iki ayrı maddesinde suçun işlenmesine ve şikayete ilişkin süreler yönünden çatışma bulunduğu, İİK’nun 331.maddesinin birinci fıkrası haciz yolu ile takip tarihinden iki yıl önceki tasarrufu suça konu yapabilirken, dava açma şartını düzenleyen İİK’nun 347. maddesinde de, şikayet hakkının, her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşeceği hükmünün yer aldığı, aynı Kanunun iki ayrı maddesinin birbiriyle çatışması halinde, dava açma şartını düzenleyen maddesine önem ve öncelik verilmesi gerektiği, bu sebeple sağlıklı sonuca ulaşılabilmesi için… plakalı araçlar dışında kalan şikayet dilekçesinde belirtilen harf ve numaralı plakaların sanık ile olan ilgisi tespit edildikten sonra bu plakalara ait araçlar tespit edilmeli, plaka değiştirmiş olması ihtimali gereğince bu değişik harf ve numaralı plakalar da dikkate alınarak her bir araç ile ilgili satış sözleşmeleri tek tek getirtilerek sanık tarafından bu plakalı araçların başkalarına satılıp satılmadığı, satıldıysa hangi tarihte ne kadar bedelle kime satıldığı belirlenip, doğru araçlar ile ilgili değer tespiti yaptırılmadan ve buna göre de şikayetin süresinde olup olmadığı saptanmadan eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 31.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.