Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/7122 E. 2012/10918 K. 17.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7122
KARAR NO : 2012/10918
KARAR TARİHİ : 17.12.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … Köyü çalışma alanında bulunan 1233 parsel sayılı 7200 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Davacı … ve arkadaşları tarafından kadastro tespitinden önce davalılar … ve arkadaşları aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde gayrimenkul satış vaadi senetlerine dayanılarak açılan ferağa icbar davası hakkında 30.12.1975 tarihli ilamı ile HUMK.nun 409. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kadastro Mahkemesinde Asliye Hukuk Mahkemesi dava dosyası getirtilip dosya arasına konularak çekişmeli parsel hakkında yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişme konusu 1233 sayılı parselin payları oranında ……, … ve … ve… adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmaz … …’a ait iken ölümü üzerine mirasçılarının 1969 yılında yaptıkları satışla zilyetliğin adına tescil kararı verilenlere geçtiği, o tarihten beri de satın alanlarca aralarında taksim edilerek kullanıldığı gerekçesi ile hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava, tespit tarihinden önce Asliye Hukuk Mahkemesinde noterlik gayrimenkul satış vaadi senetlerine dayanılarak açılan ferağa icbar davasından gelmektedir. Taşınmazın öncesi Eylül 1926 tarih ve 6 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında iken 1946 yılında tapuda yapılan pay satışı nedeniyle 1/4 payı 21.12.1946 tarih ve 4 sıra numaralı tapu kaydı ile Bekir’e; 21.12.1946 tarih ve 5 sıra numaralı tapu kaydı ile de 3/4 payı … …’a intikal etmiş olup, …’nin 1962 yılında ölümüyle terekesi mirasçılarına intikal etmiştir. Nizalı parselle birlikte bir çok parseli kapsadığı belirlenen tapu kaydının malikleri … ve Bekir arasında bir taksim yapılıp yapılmadığı araştırılmadığı gibi … terekesinin taksim edilip edilmediği, … mirasçılarından … … ve …’nin 06.12.1969 tarihli gayrimenkul satış vaadi senetleri ile davacılara pay satışlarına …’nin diğer mirasçılarının muvafakat edip etmedikleri hususu da yöntemince araştırılmamıştır. Paylaşıldığının kanıtlanamaması halinde … terekesi iştirak halinde mülkiyete tabi
olacağından mirasçılarından bir kısmının paylarını üçüncü şahıslara satışının geçerli olmayacağı ve tapuda kayıtlı taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukuki sonuç doğurmayacağı düşünülmemiştir. Bu nedenle sağlıklı sonuca varılabilmesi için öncelikle taşınmaza uyduğu belirlenen Eylül 1927 tarih ve 6 sıra numaralı tapu kaydından gelen 21.12.1946 tarih 4 ve 5 sıra numaralı tapu kayıtlarının son gitti kaydına kadar tüm tedavülleri getirilmeli, tapu kayıt maliki ve davalıların murisi 24.07.1962 tarihinde ölen … oğlu … …’ın veraset ilamı ya da nüfus kayıtlarından yararlanılarak tüm mirasçıları belirlenmeli, mahallinde yeniden keşif yapılarak yerel bilirkişiler ve tanıklardan taşınmazın tapu malikleri arasında taksim edilip edilmediği, edilmiş ise kime kaldığı, yine … … mirasçıları arasında geçerli bir taksim yapılmış olup olmadığı, … mirasçılarından eşi … ve evlatları … … ile … …’in davacı tarafa noter satış vaadi senetleri ile yaptığı satışa …’nin tüm mirasçılarının muvafakat verip vermedikleri hususlarında ayrıntılı bilgi alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hüküm BOZULMASINA, 17.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.