YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7852
KARAR NO : 2012/11139
KARAR TARİHİ : 20.12.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … Köyü çalışma alanında bulunan 980 ve 1022 parsel sayılı 3.200 ve 76.400 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan, 980 sayılı parsel mütegayyip eşhastan kalması, 1022 sayılı parsel ile dava dışı 1019 sayılı parsele uygulanan tapu kaydı miktar fazlası olması nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli 980 sayılı parselin muris … … mirasçıları adına payları oranında tesciline, 1022 sayılı parselin ise tespit gibi Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili ile davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Hazine temsilcisinin 980 sayılı parsele yönelik, yerinde olmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile bu parsele ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Çekişmeli 1022 sayılı parsele ilişkin davacı … vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, 1022 sayılı parselin, 1983 tarihinde 766 sayılı Yasa’nın 33. maddesinin 1617 sayılı Yasa ile değiştirilmesinden sonra, 1019 sayılı parsele uygulanan tapu kaydı miktar fazlası ve 1020 sayılı parsel olarak belgesiz zilyetlik yolu ile … … mirasçıları adına tespit edilen 20 dönümlük miktarın fazlası olması nedeniyle Hazine adına tespit edildiği belirtilerek, miktar sınırlamasının Hazine lehine olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmadığı gibi, araştırma da hüküm kurmaya yeterli değildir. Kadastro tespitinden sonra 09.10.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca, bir kişinin aynı çalışma alanı içinde belgesiz olarak kuru arazide 100, sulu arazide ise 40 dönüm taşınmazı kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinebileceği hükmü getirilmiştir. Anılan Yasanın geçici 1 ve 4. maddelerinde de bu hükümlerin geriye yürüyeceği ve görülmekte olan davalara da uygulanacağı öngörülmüştür. Mahkemece taşınmazın davacının miras bırakanı … …’den intikal ettiği belirlendiğine göre muris …’nin ölüm tarihi de değerlendirilmek suretiyle … ile mirasçıları olan kişiler adına kayıt ve belgesiz olarak arazi tespit ve tescil edilip
edilmediği, Tapu Sicil, Kadastro, Özel İdare ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden sorularak saptanmalı, miktar sınırlandırılması dikkate alınarak sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ve dosya kapsamına uymayan değerlendirme ile hüküm kurulması isabetsiz olduğundan temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 20.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.