YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/80
KARAR NO : 2012/831
KARAR TARİHİ : 07.02.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVALILAR : HAZİNE, TOPSAKAL KÖYÜ TÜZEL KİŞİLİĞİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “dosya tekemmül ettirildikten sonra mahallinde yeniden keşif yapılarak davaya konu taşınmazın temyize konu bölümünün niteliği, toprak yapısı, bitki örtüsü, etrafındaki meranın devamı niteliğinde olup olmadığı, mera bütünlüğünü bozucu nitelik taşıyıp taşımadığı, temyiz konusu bölüm ile taşınmazın mera kabul edilen diğer bölümü arasında ayırıcı unsur olarak doğal ya da yapay bir sınırın bulunup bulunmadığı hususlarında ayrıntılı rapor alınması, taşınmazın tamamının mera olduğunun anlaşılması halinde meraların zilyetlikle iktisap edilemeyeceğinin düşünülmesi, taşınmazın 8500 m2’lik bölümünün adına tescilini talep ettiği halde mahkemece talep aşılarak 12033,21 m2’lik bölümün davacı adına tesciline karar verilmesinin de isabetsiz olduğu” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile çekişmeli parselin fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 12033,21 m2’lik bölümünün son parsel numarası verilerek davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, hükmüne uyulan 2009/7211 Esas, 2009/5789 Karar sayılı bozma ilamında “davacı taşınmazın 8500 m2’lik bölümünün adına tescilini istediği halde mahkemece talep aşılarak 12033,21 m2 yüzölçümündeki bölümün davacı adına tesciline karar verilmiş olmasının isabetsiz olduğu” belirtilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla, bozmada belirtilen şekilde işlem yapılması taraflar yararına kazanılmış hak oluşturduğu gibi aynı doğrultuda işlem yapılması yönünden mahkeme için de zorunluluk doğar. Öte yandan hakim taleple de bağlı olarak davaya bakmak, taraflar arasındaki uyuşmazlığı taleple bağlı olarak çözmekle mükelleftir. O halde bozma ilamı çerçevesinde davacı adına tescile karar verilen (A) bölümü içinde davacının talebi olan 8500 m2 yüzölçümündeki alanın belirlenerek davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken, talep aşılarak ve kazanılmış hak ihlal edilerek karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 06.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.