YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8850
KARAR NO : 2012/10821
KARAR TARİHİ : 17.12.2012
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Davacı tarafça genel kadastro ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Kale mahallesi çalışma alanında bulunan dava konusu 324 ada 192 ve 94 parsel sayılı 15322.62 ve 6374.42 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar 3402 sayılı Yasa’nın 18. maddesi gereğince Maliye Hazinesi adına tarla niteliği ile tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tescile karar verilmiş; hüküm, davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların davacının dayandığı tapu kaydının kapsamında kalmadığı kabul edilmek suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de; davacının dayandığı tapu kaydının tüm tedavülleri ve komşu parsellerin kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri getirtilmeden yerel bilirkişilerin soyut nitelikte beyanlarına dayalı olarak yapılan kayıt uygulaması nedeniyle yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Doğru sonuca varılabilmesi için davacının dayandığı tapu kaydının kadastro tespiti sırasında revizyon görüp görmediği araştırılarak varsa, revizyon gördüğü taşınmazlara ve tüm komşu parsellere ait kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri ile dayanağını oluşturan kayıtlar getirtilerek dosya tamamlandıktan sonra taşınmazlar başında, elverdiğince yaşlı ve taşınmazları iyi bilen yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarının katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte davacının dayandığı tapu kaydı sınırları tek tek okunarak zemine uygulanmalı ve kaydın kapsamı duraksamaya meydan bırakmayacak şekilde kesin olarak belirlenmeli, fen bilirkişisinden tapu uygulamasını gösterir krokili rapor alınmalı, uygulamada komşu parsel tutanak ve dayanaklarından da yararlanılmalı, taşınmazların tapu kaydının kapsamı dışında kalması halinde davacının aynı zamanda zilyetliğe de dayanmış olduğu göz önüne alınarak, tespit gününe kadar taşınmaz üzerine ekonomik amaca uygun zilyetliği olup olmadığı bakımından, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime geçtiği, kimin tarafından ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı hususlarınd a maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı;
beyanların birbiri ile çelişmesi halinde yüzleştirme yapılarak çelişkinin giderilmesine çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden ekonomik amacına uygun zilyetlik bulunup bulunmadığı hususlarında bilimsel verilere dayalı rapor alınmalı; bundan sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davalı … vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.