Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/8864 E. 2012/10839 K. 17.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8864
KARAR NO : 2012/10839
KARAR TARİHİ : 17.12.2012

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Davacı tarafça genel kadastro ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Dava konusu … (Eski … ) Belediyesi 251 ada 5 parsel sayılı 11.703 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, arsa niteliğiyle 26/03/1996 tarihinde şuyulandırma ile davalı Hazine adına tapuya tescil edilmiştir. Davacı … (Eski …) Belediye Başkanlığı, çekişmeli taşınmazın 775 Sayılı Yasa kapsamında belediyeye bedelsiz olarak intikal ettiğini, açacakları tapu iptali tescil davası öncesinde bu taşınmazların belediyeye intikal ettiğinin tespiti istemi ile hakem sıfati ile … 2. Asliye Hukuk Mahkemesine dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazın … Belediye Başkanlığına aidiyetinin tespitine karar verilmiş, Mahkeme 17.03.2011 tarihli ek kararı ile 4916 sayılı kanunun 24. maddesi gereğince karar kesinleşmeden mülkiyetin aynına ilişkin davalarda hakeme verilen tespit yetkisinin kaldırıldığını belirterek hakem sıfatı ile verilen kararın kaldırılmasına, mahkemenin görevsizliğine dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; dosyanın gönderildiği … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ise davanın reddine karar vermiş; hüküm, … (Eski …) Belediye Başkanlığı tarafından temyiz edilmiştir.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesi ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 36. maddesinde adil yargılanma hakkına yer verilmiştir. Adil yargılanma hakkının garantileri arasında “aleni yargılama ilkesi” ve “hukuki dinlenilme hakkı” da yer almaktadır. Anılan prensiplerin amacı, yargılama sürecini ve kararın verilişini kamu denetimine açık tutmak suretiyle adaletin yerine getiriliş biçimini görünür kılmak, kamu eliyle karar verme sürecini denetleyerek kişinin adil yargılanma hakkını güvence altına almak ve adalete güveni korumaktır. Aleni yargılama prensibi ile hukuki dinlenilme hakkı; kararların gerekçeli olmasını zorunlu kılmaktadır.Anayasamızın 141.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27 ve 28. maddelerinde bu hususa işaret olunmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 ve 298. maddeleri, kararın “gerekçe” içermesini zorunlu kılmaktadır. Anılan maddeler uyarınca gerekçe, “iki tarafın iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla
bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri” içermelidir. Başka bir deyişle gerekçe; hüküm fıkrasında yazılı sonuçlara nasıl varıldığının tereddüde yer bırakmayacak şekilde açıklanmasıdır. Kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası birbirine sıkı sıkıya bağlı olup uyumlu bulunması zorunludur. Somut olayda mahkemece, tefhim olunan kısa kararda davanın reddine karar verilmekle yetinilmiş; gerekçeli kararın gerekçe bölümünde “dosyaya celp edilen tapu kayıtları, krokiler ve alınan bilirikişi raporları ile davacının kanıtlanamayan davasının reddine dendikten sonra hükmün sonucu bölümünde, davanın reddine dair hüküm kurulmuştur. Mahkemece, keşif yapılmadığı ve bilirkişi raporu ve krokisi düzenlettirilmediği halde gerekçe bölümünde atıf yapılarak hüküm kurulmak suretiyle adil yargılanma hakkının garantilerinden olan aleni yargılama ilkesi ve hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilmiş, adalete güven ilkesi zedelenmiştir. Davacı Çayırova Belediye Başkanlığının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan kararın BOZULMASINA, 17.12.2012 oybirliğiyle karar verildi.