YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9255
KARAR NO : 2012/11193
KARAR TARİHİ : 20.12.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … çalışma alanında bulunan 274 ada 13 parsel sayılı 84,13 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … ile davalı … ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı …, taksim, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle taşınmazın tamamının adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın kök muris …’dan geldiği ve murisin terekesinin 40-50 yıl önce taksim edildiği, o günden beri de taksime uygun şekilde kullanılageldiği, çekişmeli taşınmazın, üzerindeki evin ardiyesi … oğlu …’e ait olmak üzere davacının babası …’a kaldığı mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere göre doğru olarak tespit edilmiştir. Ancak çekişmeli taşınmazın üzerindeki ev yıkılıp götürülmediğinden bu taşınmaz açısından taksimin şarta bağlandığı ve ve bu şartın gerçekleşmemesi nedeniyle taksimin geçerli olmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf çekişmeli taşınmazın taksime tabi olup olmadığı, taksime tabi ise kime isabet ettiği ve taksimin geçerli olup olmadığı noktasındadır. Çekişmeli taşınmazın muris Sabit’in terekesine dahil olduğu ve üzerindeki evin ardiyesı …’e ait olmak üzere davacı murisi Süleyman’a düştüğü ispatlandığına göre, … tarafından ardiyenin götürülmemiş olması, davalıların …’in mirasçısı olmadıkları da göz önüne alındığında taksimi geçersiz kılmaz. Taraflar arasında yapılan taksim geçerli olup, davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazın üzerindeki evin tespitte olduğu gibi … mirasçısı Refik’e ait olduğu şerhi düşülerek davacı adına tesciline karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 20.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.