YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9297
KARAR NO : 2012/11028
KARAR TARİHİ : 18.12.2012
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Kullanım kadastrosu sonucunda … Mahallesi çalışma alanında bulunan 28205 ada 30 parsel sayılı 3023.73 metrekare yüzölçümünde, arsa vasıflı taşınmaz beyanlar hanesine “6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. …’ın kullanımındadır “şerhi verilerek Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine, kadastro işlemleri sırasında usulsüzlük yapıldığını, kayalık, falez, çalılık vasfında yerlerin yasaya aykırı suretle bilirkişi ve muhtarların aile fertlerine ve yakınlarına yazıldığını, davalı adına olan zilliyetlik şerhinin iptaline karar verilmesi verilmesi istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tapu kaydınının beyanlar hanesinde gösterilen şerhin şahsi hak olduğu ve bu hakkın dava yolu ile genel mahkemeden istenemeyeceği gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Taşınmaz hakkındaki kullanım kadastrosuna ilişkin tespit 25.08.2010 tarihinde kesinleşmiş ve tapu kaydı oluşmuştur. Davacı Hazine 12.05.2011 tarihli dilekçesi ile davalının taşınmaz üzerinde kullanımı olmadığı iddiası ile dava açmış olup, davanın 3402 sayılı Yasa’nın 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık sürede açılmış olmasına ve kullanım kadastrosuna ilişkin davalarda anılan Yasa maddesinin uygulanamayacağına ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamasına göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki, hüküm tarihi olan 5.6.2012 tarihinden önce 26.04.2012 tarihli 28275 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6292 sayılı Kanun’un 9. maddesinin 2. bendi, “Hazine tarafından kişiler aleyhine açılan davaların durdurulacağı” hükmünü içermektedir. Hal böyle olunca Mahkemece, anılan Yasa maddesi uyarınca işlem yapılması zorunlu olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.