Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/10053 E. 2013/10772 K. 14.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10053
KARAR NO : 2013/10772
KARAR TARİHİ : 14.11.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı … kadastro sırasında adına tespit edilen 112 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün yol olarak tescil harici bırakıldığı iddiasına dayanarak, düzenlenen haritasında yol olarak tescil harici bırakılan bölümün adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile kırmızı renkte göstermiş olduğu yol haricinde kalan 418,94 metrekarelik kısmın 112 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ilave edilerek davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde düzenlenen edinme koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme karar için yeterli bulunmamaktadır. Tescili talep edilen taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığı ve neden tespit dışı bırakıldığı hususu sorulmamış, dava konusu taşınmaz paftasında yol ve dere olarak görünmesine rağmen uzman jeolog bilirkişisinden rapor alınmamış, kadastroca tescil harici bırakılan yerler için açılan tescil davalarında gerekli yerel ve gazete ilanları yapılmamıştır. O halde Mahkemece; dava konusu taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığı ve neden tespit dışı bırakıldığı hususu sorulmalı, uzman fen bilirkişisi, jeolog ve ziraat bilirkişiden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, taşınmazın öncesinin dere yatağı olup olmadığı, özel mülke konu edilip edilemeyeceği hususunda ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, diğer yandan davanın tescil davası olması nedeniyle davalı Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği yasal hasım durumunda bulunduğundan vekalet ücreti de dahil hiçbir yargılama giderinden sorumlu tutulamayacağı gözetilmeli, kabule göre de kadastroca tescil harici bırakılan yerler için açılan tescil davalarında TMK’nın 713/4 ve 5. fıkraları gereğince keşif sonucu elde edilen bilirkişinin rapor ve krokisine göre gerekli yerel ve gazete ilanlarının yöntemine uygun bir biçimde yapılması, ilanın yapıldığı gazete ile ilan tutanaklarının dosya arasına konulması, yasal 3 aylık sürenin dolmasının beklenilmesi gerekir. Mahkemece belirtilen hususlar göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 14.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.