YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10315
KARAR NO : 2013/10520
KARAR TARİHİ : 08.11.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında 148 ada 16 parsel sayılı 1608.76 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 1995 yılından beri …’nın kullanımında olduğu şerhi verilerek tarla niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, taşınmazın bir bölümünün kendisinin kullanımında olduğunun beyanlar hanesine işlenmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesinde yazılı parselin tamamına yönelik “1995 yılından beri …’nın kullanımındadır” ibaresinin kısmen iptali ile söz konusu taşınmazın fen bilirkişisinin 21.01.2013 tarihli raporunda kırmızı renk ile boyalı (A) harfi ile gösterilen 247.40 metrekarelik kısmının davacının zilyetliğinde olduğunun kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından harç ve yargılama giderlerine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın keşif sonucu belirlenen değeri üzerinden hesaplanan nispi harç ve vekalet ücretinin davalı …’dan alınmasına karar verilmiş ise de; varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemektedir. Davacı, 2/B şerhi ile orman sınırları dışına çıkarılarak Hazine adına tapuya kaydedilen taşınmazın bir bölümünün kendi kullanımında olduğunu öne sürerek beyanlar hanesine yönelik dava açmıştır. Diğer bir anlatımla, talep mülkiyete yönelik olmayıp kullanım hakkının kendisinde olduğunun belirlenmesi ve tapunun beyanlar hanesine işlenmesine yöneliktir. Hal böyle olunca; davalıdan maktu vekalet ücreti ve maktu harç alınması gerekirken, davanın nitelendirilmesinde hataya düşülerek vekalet ücreti ve harcın nispi olarak hesaplanıp davalıdan alınmasına hükmedilmesi isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; keşifte belirlenen değer üzerinden eksik harç tamamlatılmadığına göre davacı lehine dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden vekalet ücreti belirlenmesi gerekirken, keşifte belirlenen değer üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi de yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 08.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.