Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/10652 E. 2013/11384 K. 25.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10652
KARAR NO : 2013/11384
KARAR TARİHİ : 25.11.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : UYGULAMA KADASTROSU

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Uygulama kadastrosu sırasında tapuda Hazine adına kayıtlı olan …. Köyü çalışma alanında bulunan eski 1261 parsel sayılı 32.900 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 101 ada 420 parsel numarasıyla ve 32.409,82 metrekare yüzölçümlü olarak, eski 1269 parsel sayılı 22.900 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 101 ada 421 parsel numarasıyla 2.184,38 metrekare yüzölçümlü olarak, davalılar adına tapuda kayıtlı bulunan eski 102 parsel sayılı 20.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 101 ada 421 parsel numarasıyla 19.342,82 metrekare olarak, 118 parsel sayılı 20.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 101 ada 424 parsel numarasıyla, 23.390 metrekare olarak, 101 parsel sayılı 20.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 101 ada 119 parsel numarasıyla 19.799,87 yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı Hazine, kendisine ait eski 1261 ve 1269 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümünün haklı bir nedene dayanılmaksızın eksiltildiği iddiasına dayanarak ölçüm hatasının düzeltilmesi talebiyle kadastro müdürlüğü ile komşu parsellerin malikleri aleyhine dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda Kadastro Müdürlüğüne karşı açılan davanın husumet nedeni ile reddine, çekişmeli taşınmazlara yönelik davanın ise esastan reddi ile taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/a maddesi gereğince belirlenen yüzölçümü ile önceki yüzölçüm farkının hesaplama yönteminden ve tersimat hatasından kaynaklandığına ilişkin fen bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuştur. Ne var ki, orjinal paftalar ve ölçü cetvellerine göre tersimatta yapılan hatanın hangi noktalardan kaynaklandığı, denetime elverişli biçimde açıklanmadan düzenlenen rapora göre hüküm kurulması isabetsizdir. Doğru sonuca varılabilmesi için; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/a maddesi ile bu madde uyarınca 29.11.2006 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilindeki Gerekli Düzeltmelerin Yapılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik” hükümlerine göre denetime veri teşkil edecek ortofoto, tesis kadastrosu haritası, varsa bu haritada değişiklik yapan ifraz haritaları, mahkeme ilamları ve eki olan haritalar, varsa uygulama kadastrosu sırasında yararlanılan diğer haritalar gibi bilgi ve belgeler getirtilmelidir. Bundan sonra, dosya keşfe hazır hale geldiğinde mahallinde, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve 3 kişilik serbest harita mühendisleri katılımı ile keşif yapılmalı; keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan ilk tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak, varsa yerleri fen bilirkişisine işaretlettirilmeli; farklı açılardan fotoğrafları çekilmeli, fen bilirkişilerinden uygulama kadastrosuna esas teşkil eden bilgi ve belgeler ile bilirkişi ve tanık anlatımlarından yararlanarak uygulama kadastrosunu denetlemesi istenmelidir. Fen bilirkişi kurulu raporunda, tesis kadastrosunun hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, uygulama kadastrosu sonucu tespit edilen yeni sınırların yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilip edilmediği, uygulama kadastrosunda hata yapılmış ise doğru sınır ve haritanın nasıl olması gerektiği gibi hususlar ve “ada raporu” ile “uygulama tutanağı ve haritasını” irdeler şekilde, teknik ve bilimsel verilere dayalı ayrıntıların yer alması gerektiği üzerinde durulmalıdır. Ayrıca, teknik bilirkişiden birincisi ortofoto üzerinde tesis kadastrosuna ait harita ile uygulama haritasını ada bazında, ikincisi çekişmeli taşınmazlar ve komşularını kapsar bazda ve üçüncüsü ise tesis kadastro haritası ile çekişmeli taşınmazların zeminini çakıştırır bazda en az üç adet harita düzenlenmesi ve uygulama haritasında yanlışlık varsa, doğru sınırları gösterir harita tanzim edilmesi istenmelidir. Bundan sonra açıklanan yönteme göre düzenlenen bilirkişi raporu tartışılıp, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.