Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/10670 E. 2013/10950 K. 18.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10670
KARAR NO : 2013/10950
KARAR TARİHİ : 18.11.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “teknik bilirkişinin, 1954 tarihli hava fotoğraflarında taşınmazın belli olmadığını, 1983 tarihli hava fotoğrafların da kısmen belli olduğunu bildirdiği, taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyet yapılıp yapılmadığı, sınırlarının belli olup olmadığı hususunda net ve tatmin edici açıklamalarda bulunmadığı, mahkemece yapılan hava fotoğrafı uygulamasının taşınmazın niteliğinin belirlenmesi bakımından yetersiz olduğu, güney sınırında bulunan 14, 16, 18 ve 22 parseller ile doğusunda bulunan 118 ada 283 parsele ait kadastro tutanakları, tapu kayıtları ve dayanak belgeleri ile 240 ve 241 parsellere ait hüküm dosyaları getirtilerek taşınmaz başında uygulanmadığı, dava konusu taşınmaz yönünü ne, kim ve neyi gösterdiği üzerinde durulmadığı” hususları açıklanarak “Mahkemece, taşınmazın bulunduğu bölgeye ait hava fotoğrafları ile çevresinde bulunan parsellere ilişkin tapu kaydı, kadastro tutanakları varsa dayanak belgeleriyle hüküm dosyalarının eksiksiz olarak getirtilmesi, HUMK’nın 259. maddesi hükmü uyarınca; yerel bilirkişi ve tanıklar ile birlikte ziraat yüksek mühendisi, harita veya kadastro mühendisi ile bir jeolog bilirkişiden oluşacak üç kişilik uzman bilirkişi marifetiyle taşınmaz başında yeniden keşif yapılması, dava konusu taşınmazın öncesi itibariyle niteliği, davacının taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin süreci, sürdürülüş biçimi ve kadastro tutanağındaki açıklamalar dikkate alınarak zilyetliğin terk edilip edilmediğinin tereddütlere mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi, tespit tarihinden geriye doğru davacı lehine kazanma süresi ve koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi, bu konuda harita, jeolog ve ziraat mühendisinden gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, temyiz incelemesi sırasında göz önünde tutulmak üzere HUMK’nın 366. maddesi hükmü uyarınca dava konusu taşınmaz ve çevresinin resimlerinin çektirilip mahkeme hakimi tarafından onaylandıktan sonra dosya arasına konulması, beyanlar arasında aykırılık çıktığı taktirde aynı kanunun 265. maddesi hükmü nazara alınarak giderilmesine çalışılması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, temyiz karar harcı peşin yatırıldığından harç alınmasına yer olmadığına, 18.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.