YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10671
KARAR NO : 2013/11671
KARAR TARİHİ : 02.12.2013
MAHKEMESİ :… MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Tapulama sırasında Sırasöğütler Köyü çalışma alanında bulunan 381 parsel sayılı 10750 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle çayır vasfıyla … adına tespit edilmiştir. İtirazı tapulama komisyonunca reddedilen davacı …… vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece verilen önceki tarihli hüküm “davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 766 sayılı Yasa’ya göre … davaları peşin harçtan muaf olduğundan davanın esası hakkında karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli 381 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, yargılama sırasında ölen davacı …… mirasçısı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının dayandığı vergi kaydını mahkemeye ibraz edememesi sebebiyle davanın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hukuki sebebine dayalı hale geldiği ve 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesi uyarınca davacı ve mirasçıları adına belgesizden kuru toprakta 100 dönüm arazi tespit edildiği gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmadığı gibi varılan sonuç da dosya kapsamına uygun değildir. Mahallinde yapılan keşifte beyanına başvurulan mahalli bilirkişi ve tanıklar, taşınmaz üzerinde davacı tarafça sürdürülen zilyetlik hususunda çelişkili beyanlarda bulunmuşlar ancak, mahkemece beyanlar arasındaki çelişkinin giderilmesi yoluna gidilmemiş, bozmadan sonra ise tespit bilirkişileri usule aykırı olarak duruşmada dinlenilmiş, taraflar arasındaki zilyetliğe ilişkin ihtilaf aydınlatılmamıştır. Hal böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, tespit bilirkişilerinin tamamı ve bozma kararından önce dinlenen tanıklar ve yerel bilirkişiler olduğu halde taşınmazın başında yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarından, … tespit gününe kadar taşınmazda kimin, hangi tarihten itibaren ne şekilde ve hangi sıfatla taşınmaza zilyet olduğu maddi olaylara dayalı olarak sorulmak suretiyle kesin olarak belirlenmeli, bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki
olduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeli; alınacak beyanlara göre tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde, tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla ve gerekirse yüzleştirme yapılmak suretiyle dinlenilerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, zilyetlik durumu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde aydınlatılmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi davada … taraf olmadığı halde 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesindeki miktar sınırlamaları dikkate alınarak yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması da isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 02.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.