YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10930
KARAR NO : 2013/13030
KARAR TARİHİ : 19.12.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … Mahallesi çalışma alanında bulunan dava ve temyize konu 166 ada 300, 329 ve 354 parsel sayılı sırasıyla 3.115, 38, 2.219,10 ve 610,35 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle eşit paylarla davalı … ve … adına, 166 ada 343 parsel sayılı 916,80 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle paylı olarak davalı … ve … adına, 166 ada 321, 353, 356 ve 359 parsel sayılı sırasıyla, 1.992,90, 1.725,74, 1.037,36 ve 33.761,56 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar aynı nedenle davalı … adına, 166 ada 320 ve 357 parsel sayılı sırasıyla 11.027,46 ve 843,93 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar pay sayın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle eşit paylarla … ve davalılar … ve … adına, 166 ada 322 parsel sayılı 2.495,92 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise eşit paylarla … ve davalılar … ve … adına tespit edilmiştir. Davacı …, miras yoluyla gelen hakka dayanarak davalılar … ve … aleyhine dava açmış, yargılama sırasında davasının sadece … payına yönelik olduğunu beyan etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, dava ve temyize konu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların tarafların ortak kök miras bırakanı …’dan intikal ettiği, mirasçılar arasında paylaşım yapıldığı, davacının miras bırakanına isabet eden taşınmazların 3. kişilere devredildiği, uzun süreli kullanımın taksime karine olduğu kabul edilmek sureti ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Kural olarak paylaşmaya dayanan taraf bu iddiasını kanıtlamak zorundadır. Davalı taraf paylaşmanın varlığından söz ettiğine ve davacının murisine paylaşma ile düşen yerlerin 3. kişilere devredildiği iddia edildiğine göre davalı tarafın iddiasını kanıtlaması zorunludur. Davalı paylaşmanın yapıldığına delil olarak davacının miras bırakanı … tarafından 3. kişiye zilyetliğin devrine ilişkin 04.08.1994 tarihli noter senedi ile yine davacının miras bırakanına isabet ettiğini ve 3. kişilere devredildiğini belirttiği ve dosya arasına da tutanakları getirtilen taşınmazları ileri sürmüştür. Kural olarak ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının, kendi payına düşeni aldıktan sonra, terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi gerekir. Mahkemece davalı tarafından delil olarak ileri sürülen hususlar yeterince araştırılmadığı gibi esasen paylaşmanın varlığına dair yapılan araştırma da yetersizdir. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle ortak miras bırakanın terekesine dahil dava dışı, başka taşınmaz mallar bulunup, bulunmadığı araştırılmalı, varsa sözü edilen taşınmazların, kadastro tespit tutanakları ve dayanakları belgeler, davalı iseler dava dosyaları da getirtilmeli, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve taraf tanıkları huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından kök muris …’dan intikal eden taşınmazların tüm mirasçıların katılımı ile paylaşılıp paylaşılmadığı ve paylaşılmış ise paylaşımın ne zaman yapıldığı, çekişmeli taşınmazların paylaşıma konu olup olmadığı, oldu ise kime düştüğü, paylaşımda her bir mirasçıya yer verilip verilmediği, kadastro tespit tarihine kadar taksimin bozulup bozulmadığı, paylaşımdan sonra taşınmazları kimin kullandığı maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, 04.08.1994 tarihli noter senedinde davacının babası …’ın 1/5 miras payını 3. kişiye sattığı belirtildiğine göre tereke paylaşılmışsa ne sebeple miras payı olarak satış yapıldığı üzerinde durulmalı, gerektiğinde davalı tarafça davacının murisine paylaşmada kaldığı iddia edilen ve tutanakları dosyaya getirtilen taşınmazlar da zeminde incelenerek bu taşınmazların iddia edildiği gibi kök muristen kalıp kalmadığı ve paylaşımla davacının miras bırakanına isabet edip etmediği yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulmalı, tutanak tanıklarının anlatımları ile yerel bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tutanak bilirkişilerinin tümü taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, taksime dair beyanlar dosyaya getirtilecek olan murise ait taşınmazların tutanakları ile denetlenmeli, bundan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 19.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.