YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10931
KARAR NO : 2013/10885
KARAR TARİHİ : 15.11.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : MÜKERRER KADASTRO İŞLEMİNİN İPTALİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı, Merkez Mahallesi çalışma alanında bulunan adına tescilli 6822 parsel sayılı taşınmaz ile aynı çalışma alanında bulunan davalı adına kayıtlı 7546 parsel sayılı taşınmazın çakıştığını belirterek mükerrer kadastro işleminin iptali istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne 7546 parsel sayılı taşınmazın 147,94 metrekarelik kısmın iptali ile 6822 parsel sayılı taşınmaza eklenerek tapuya tesciline, karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmaz başında keşif yapılıp yöntemince araştırma yapılmaksızın Kadastro Müdürlüğünün cevabı ile yetinilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir. Davacı, 7546 sayılı parselin ikinci kez kadastroya tabi tutulduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece yapılacak iş, aynı çalışma alanında bulunan çekişmeli taşınmazların mükerrer kadastroya tabi tutulup tutulmadığı, varsa ne şekilde mükerrerlik oluştuğu, Kadastro Kanunu’nun 41. madde uyarınca bir hata bulunup bulunmadığının tespiti için mahallinde keşif yapılmasıdır. Açıklanan nedenlerle keşif yapılıp çekişmeli taşınmazların 147,94 metrekarelik kısmının neden çakıştığı belirlenmeden idarenin cevabına göre karar verilmesi isabetsizdir. Öte yandan mahkemece çekişmeli 7546 parselin tespit tarihi 1994 yılı olarak kabul edilmiş ise de bu tarih kadastro sonrası ifrazlarla tapuya yapılan tescil tarihidir. Oysa 7546 sayılı taşınmazın kök parseli olan 5357 parselin tespit tarihi 1984 yılıdır. Tespit tarihi 1986 olan 6822 sayılı parselin 7546 parselden sonraki bir tarihte kadastroya tabi tutulduğu da göz önünde bulundurularak iddia ve savunma doğrultusunda inceleme, araştırma ve tüm deliller toplanarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine,
15.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.