YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10956
KARAR NO : 2013/12019
KARAR TARİHİ : 05.12.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacılar vekili 18.09.2012 havale tarihli dilekçesinde; Hacı Eyüplü Köyünde bulunan ve müvekkillerinin murisi …adına kayıtlı 108 ada 4 parselin devamı olarak 1970 yılından bu yana kullanılan yerin kadastro sırasında köy boşluğu olarak tespit dışı bırakıldığını ileri sürerek bu bölümün …mirasçıları adına tescili ve üzerindeki evin davacı …’ya ait olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesi istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın bulunduğu Hacı Eyüplü Köyünde kadastro çalışmalarının kesinleştiği 2005 yılından dava tarihine kadar TMK’nın 713/1. maddesinde aranılan 20 yıllık sürenin dolmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki, dava, mahiyeti itibari ile kadastro öncesi nedenlere dayalı olarak açılan tescil davasıdır. Bu nedenle mahkemenin kadastro tespitinin kesinleştiği 26.04.2005 tarihi itibari ile zilyetlik için öngörülen sürenin dolmadığı yönündeki gerekçesi dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Ancak davacılar taşınmazın murisleri …’dan intikal ettiğini ileri sürerek tereke adına dava açmışlarsa da, 24.03.2007 tarihinde ölen muris …’in terekesi el birliği ile mülkiyet şeklinde olup, elbirliği mülkiyetinde terekeye ilişkin tüm tasarruf işlemlerinin, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 640 ve 702. maddeleri uyarınca, tüm mirasçılar tarafından birlikte yapılmasının zorunlu olduğu, tasarrufi işlem niteliğindeki davanın da tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması gerektiği göz önüne alındığında diğer mirasçıların da davaya katılımlarının sağlanması, muvafakatlerinin alınması veya terekeye temsilci tayin ettirilmesi gerekir. Hal böyle olunca, davacıya diğer mirasçıların davaya katılımını sağlaması veya muvafakatlarını alması ya da terekeye temsilci tayin ettirmesi için süre verilmeli, bu yolla taraf teşkilinin sağlanması halinde kadastroca tescil harici bırakılan yerler için açılan tescil davalarında TMK’nın 713/3. maddesi uyarınca Hazine ve ilgili Kamu Tüzel Kişileri yasal hasım olması nedeniyle dava konusu taşınmazın bulunduğu Köy Tüzel Kişiliğine husumet yaygınlaştırılıp, dava dilekçesi ve duruşma günü yöntemine uygun şekilde tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası yönünden tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller toplanıp değerlendirilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup, davacılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 05.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.