YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1139
KARAR NO : 2013/3986
KARAR TARİHİ : 18.04.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVALILAR : …, …
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … Mahallesi çalışma alanında bulunan 107 ada 9 parsel sayılı taşınmaz, tapu kaydına dayanılarak … ve paydaşları adına tespit edilmişken, komisyonun 11.07.1978 ve 07.05.1979 tarihli ek kararları ile Asliye Hukuk Mahkemesinde komşu 107 ada 7 sayılı parselle arasındaki sınırla ilgili men’i müdahale davası nedeniyle yüzölçümü hanesi; yine aynı mahkemede görülen tapu iptali tescil davası nedeniyle malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı Hazine tarafından davalı … aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptal ve tescil davası, davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi rapor ve krokisinde kırmızıya taralı 3233 m2 bölümünün ifrazı ile davacı Hazine adına tapuya tesciline, çekişmeli taşınmazın yüzölçümünün 42267 m2 olarak belirlenerek paylı olarak …,…,… … ve … …adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro Mahkemelerinde görülen davalarda davaya konu taşınmazların kadastro tutanak asıllarının dosya içinde bulunması zorunludur. Bu zorunluluğun amacı, aynı parseller hakkında birden fazla dava dosyasıyla yargılama yapılmasını ve sonuçta birbirinden farklı kararlar verilmesini önleyerek tapu sicilinin biran önce ve doğru şekilde oluşturulmasını sağlamaktır. Mahkemece, çekişmeli taşınmaza ait kadastro tutanak aslı getirtilmediği gibi, ek karar ile komşu aynı ada 7 sayılı parselle aradaki sınır nedeniyle Çiçekdağı Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1975/72 ve 1977/201 Esas sayılı dosyaları ile görülen davalar da bulunduğu ve taşınmazın yüzölçüm hanesi bu nedenle açık bırakıldığı halde bu davaların akıbeti araştırılmamış, 107 ada 7 sayılı parselin tutanağı getirtilip incelenmemiş; aktarılan dava nedeniyle taşınmazın malik hanesi açık olup, 3402 sayılı Yasa’nın 30. maddesi uyarınca taşınmazın gerçek hak sahibinin Mahkemece re’sen araştırılması gerektiği hususu üzerinde de durulmamıştır. Mahallinde 28/4/2011 tarihinde yapılan keşifte davacı Hazine’nin dayandığı tapu kaydının davalı tarafın dayandığı tapu kayıtları kapsamında kaldığı, tapu maliki olan davalı …’ın tapu kaydı kapsamında kalan yerleri birçok kişiye
./….
2013-1139/3986 S/2
hisse satışı şeklinde sattığı, bu kişilerin de başka kişilere satış yaptıkları beyan edildiği ve tespit tutanağında tapu kaydına göre başka kişiler adına tespit yapıldığı halde bu tapu kayıtları getirtilip uygulanmadığı gibi; mahalli bilirkişinin beyanlarında isimleri geçen gerçek hak sahipleri belirlenmemiş; ancak buna rağmen davalının tapu iptal davası açıldıktan sonra taşınmazdaki hisselerinin tamamının tapuda işlem yaparak muhtelif kişilere sattığı kabul edilerek Hazine’nin tapu kaydının dışında kalan bölümlerin tespit tutanağında isimleri yazılı bir kısım kişiler adına tesciline karar verilmiştir. Eksik inceleme ile karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle taraf teşkili sağlanmalı, çekişmeli taşınmazın tutanak aslı ile komisyon ek tutanağı asılları getirtilmeli, Çiçekdağı Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1975/72 ve 1977/201 Esas sayılı dosyalarının akibeti araştırılıp, davaların derdest olduğunun belirlenmesi halinde kadastro mahkemesine aktarılarak eldeki dava ile birleştirilmesi sağlanmalı, tespite esas tapu kayıtları ile davalı …’ın dayandığı tapu kayıtlarının revizyonları sorularak varsa revizyon gördükleri parsellerin tutanak örnekleri ile bu kayıtların tesislerinden itibaren tüm tedavülleri, taşınmaza komşu bulunan tüm parsellerin kadastro tespit tutanakları ve dayanağı kayıtlar getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra taşınmazlar başında elverdiğince yaşlı, taşınmazları iyi bilen ve taraflarla husumeti bulunamayan kişiler arasında seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişi katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte öncelikle,tarafların dayandığı tapu kayıtları ile tespit tutanağında yazılı tapu kayıtlarının hudutları tek tek okunup, yerel bilirkişiler tarafından, okunan sınırlar zeminde gösterilmek suretiyle uygulanmalı, bilinmeyen hudutların tespiti için tanık dinletme imkanı sağlanmalı, tapu uygulaması yapılırken komşu parsellerin tutanak ve dayanaklarından faydalanılmalı, tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmaza ait olup olmadığı kesin olarak belirlenmeli, fen bilirkişisinden tapu uygulamasını gösterir ayrıntılı krokili rapor alınmalı, tapu kaydının tüm tedavül malikleri okunarak taşınmazların öncesinin tapu maliklerine ait olup olmadığı, tapu kayıtlarındaki gibi devirlerin yapılıp yapılmadığı, kime ait olduğu, kimden kime ne suretle geçtiği, kim tarafından ne zamandan beri kullanıldığı hususlarında ayrıntılı ve maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca davanın konusunu oluşturan taşınmazın gerçek malikinin kim ya da kimler olduğu re’sen araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece yargılama sırasında ölen davalı … mirasçılarının vekili olduğu kabul edilen Avukat …’ya ait vekaletname dosya içerisine konulmadan, yukarıda açıklanan hususlar ve dosya içindeki belgelere göre taşınmazın yüzölçümünün 46916 m2 olduğu göz ardı edilerek, ayrıca tescile karar verilen paylar toplamı ile paydadaki eşitsizlik nedeniyle infazı mümkün olmayacak şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
…