Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/11457 E. 2013/11130 K. 21.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11457
KARAR NO : 2013/11130
KARAR TARİHİ : 21.11.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında …Köyü çalışma alanında bulunan 109 ada 23 parsel sayılı 3.323,53 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı … ve arkadaşları, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanı reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar … ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın 1957 yılında davacıların murisi olan …’ın kardeşi … tarafından davalının babası … …’e satıldığı ve davalı tarafın kullanımında olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacı … taşınmazın dedesi olan …’dan babası …’e kaldığını ve kardeşlerinin adına tescile muvafakat ettiklerini belirterek dava açmış, davaya dahil edilen davacı dışındaki … İnce mirasçılarının da davaya muvafakat ettikleri anlaşılmıştır. Keşifte dinlenen 1941 doğumlu yerel bilirkişi taşınmazın 1950’li yıllarda …. tarafından …’e satıldığını, …’in …’e taşınmazı kullandırmadığını, son 4-5 yıldır davalı …’in kullandığını belirtirken, 1340 ve 1940 doğumlu olan senet tanıkları … ve … (…) … satışı doğruluyarak satıştan sonra 8-10 yıl süre ile taşınmazı …’in kullandığını ifade etmişlerdir. 1963, 1940, 1946 ve 1948 doğumlu davacı tanıkları ise kadastrodan önce … ve …’nun kadastrodan sonra ise …’in kullandığını beyan etmişlerdir. Keşifte dava konusu taşınmazın öncesinin kime ait olduğu ve kimin hangi tarihten bu yana ne sıfatla kullandığı hususunda sağlıklı beyanlar alınamamıştır. Doğru sonuca ulaşabilmek için, mahallinde; yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; gerektiğinde HMK’nın 31. madde uyarınca taraflardan yeniden tanık göstermeleri istenerek bu yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları huzuruyla yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, ….’in satışı ile zilyetliğin …’e devredilip devredilmediği, tespit tarihine kadar kimin hangi sıfatla ne kadar süre ile zilyet olduğu hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 21.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.