Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/11481 E. 2013/11141 K. 21.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11481
KARAR NO : 2013/11141
KARAR TARİHİ : 21.11.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında …. Köyü çalışma alanında bulunan 1.048 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tarıma elverişli olmadığından tespit harici bırakılmış, 23.05.1995 tarihinde idari yoldan Ankara İl Özel İdaresi adına tapuya tescil edilmiştir. Davacı … vekili tespit sonrası kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmış, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın temyizi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince “taşınmazın başında yeniden keşif yapılarak taşınmazın kim tarafından hangi tarihte ne şekilde imar-ihya edildiğinin ve hangi tarihte imra-ihyanın bitirildiğinin saptanması” gereğine değinilerek karar bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne 749 sayılı parselin tapu kaydının iptali ile davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; çekişmeli taşınmazın davacıya babasından intikal ettiği, babasının ölümü ile davacının kullanımında olduğu, Ankara İl Özel İdaresi adına olan tapu kaydının 2981 sayılı Yasa’nın 10/c maddesi gereğince idari yoldan oluştuğu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinme koşullarının davacı taraf lehine gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama yeterli değildir. Dava idari yoldan oluşan tapu kaydının tesis tarihine kadar, öncesi tarıma elverişli olmayan yerlerden olan dava konusu taşınmazın üzerinde davacı taraf yararına 3402 sayılı Yasa’nın 14 ve 17. maddesinin koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi ile çözüme kavuşturulacak nitelikteki tapu iptali ve tescil davasıdır. Hal böyle olunca; imar-ihyanın ne zaman başladığı, ne zaman tamamlandığı ve zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğü önem arzetmektedir. Mahkemece; bozma ilamına uyularak karar verildiği halde bozma gerekleri yerine getirilmemiş, İdari yoldan oluşan tapu kaydının dayanağı olan belgelerin tümü getirtilmemiş, taşınmazın kim tarafından ne şekilde imar-ihya edildiği, imar ihyanın hangi tarihte başlayıp hangi tarihte bitirildiği, imar-ihya tamamlandıktan sonra 20 yıllık iktisaba elverişli zilyetliğin bulunup bulunmadığı belirlenmemiş, yerel bilirkişi ve tanık anlatımları hava fotoğrafları ve fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftalar ile denetlenmemiştir.
Doğru sonuca varılabilmesi için jeodozi ve fotogrametri mühendislerinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla 1970 yılı ve sonrasından itibaren İl Özel İdaresi adına sicil kaydının oluşturulduğu 1995 tarihine kadar olan tüm hava fotoğraflarının birbirleriyle kıyaslanması yoluyla sonuca varılmaya çalışılmalıdır. Ayrıca, Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü Öğretim Üyelerinden seçilecek üç kişilik bilirkişi heyetinden, çekişmeli taşınmazın Ankara İl Özel İdaresi adına tescil edildiği tarihe kadarki niteliği, imar-ihya olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğü hususlarında, toprak numuneleri alınarak bilimsel yöntemlere uygun rapor alınmalıdır. Yine, bilirkişilerden önceki raporların irdelenmesi, varsa çelişkilerin giderilmesi istenmelidir. Taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri hava fotoğrafları ve Fotoplan, Fotometrik ve Fotogrametrik paftalar aracılığı ile denetlenmeli, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalı, fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalıya iadesine, 21.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.