YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11554
KARAR NO : 2013/10990
KARAR TARİHİ : 19.11.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı Hazine vekili; Kabasakal köyü 1209 (237) nolu kök kadastro parselinin, davalı … Belediyesinin 37 nolu düzenleme bölgesinde yaptığı imar uygulaması kapsamında kaldığını ve daha sonra da davalı … Belediyesi tarafından imar düzenlemesine tabi tutularak başka imar parselinin oluşturulduğunu; anılan imar uygulamalarından önce Hazine adına kayıtlı 1209 sayılı kök parselin kadastro sınırları içerisine de şuyulandırmalar sonucunda park alanı ile Kabasakal Köyü 4998 ada 2 ve 5485 ada 2 sayılı imar parsellerinin meydana getirildiğini, ancak gerek Seyhan Belediyesince yapılan 37 nolu imar düzenlemesinin ve gerekse aynı bölgede Adana Büyükşehir Belediyesince yapılan imar uygulamasının idari yargı yerinde iptal edildiklerini, böylece imar parsellerinin sicil kayıtlarının yolsuz tescil niteliğine dönüştüğünü ileri sürerek; 1209 sayılı kök parsele geri dönüşümü teminen tapu iptali ve Hazine adına tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı Hazinenin Seyhan Belediye Başkanlığı aleyhine açtığı davanın yasal zorunluluk nedeniyle taraf sıfatı kalmayan Seyhan Belediye Başkanlığı hakkında karar verilmesine yer olmadığına; davacı Hazinenin diğer davalılar yönünden davasının kabulü ile Adana İli Çukurova İlçesi Kabasakal Köyü 1209 (237) kök parselde bilirkişilerin 11.11.2009 tarihli raporlarında belirtilen 6723 m2’nin imar öncesi kadastral hak durumuna dönülerek … Köyü 1209 (237) parsel sayılı kadastro parselin ihyasına karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ile davalı … vekili ve dahili davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastral parselin ihyasına yönelik tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; ihyası talep edilen taşınmazın tescil bildirim beyannamesinde Hazine adına sicil oluşturulması öngörüldüğü halde, … adına ihdas yoluyla tescil edildiği ve … tarafından başka birçok parselle birlikte 37 nolu imar düzenlemesine tabi tutulduğu, bu imar uygulamasının idari yargı yerinde iptal edildiği ve bilahare aynı bölgede Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan ikinci imar düzenlemesinin de idari yargı yerinde iptal edilerek, idari yargı kararlarının kesinleştiği, dava konusu yerin yargılama sırasında yeni kurulan Çukurova Belediyesi sınırları içinde kalması üzerine anılan Belediyenin de davaya dahil edildiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, … adına oluşan sicil kaydının TMK’nın 1025. maddesi hükmü uyarınca yolsuz tescil niteliğinde olduğu ve iptali gerektiği açıktır. Öte yandan; sicil kayıtlarının illetini teşkil eden idari işlemlerin idari yargı yerinde iptal edilip, kararların kesinleşmesiyle imar parsellerinin sicil kayıtlarının dayanıksız hale geldiği ve yolsuz tescil durumuna düştükleri tartışmasızdır. O halde, davalı … yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, diğer davalılar yönünden eski hale ihya isteğinin kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, çekişme konusu ihdas parselinin miktarı 6723 metrekare olup, mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi rapor ve krokisinde, imar uygulamaları sonucu oluşan 4998 ada 2 ve 5485 ada 2 sayılı imar parsellerinde ve imar planında park alanında kalan kısımları toplamının bu miktardan daha az olduğu ve krokiye göre bir kısım alanının yolda kaldığı izlenimi edinilmesine rağmen raporun bu konuda açıklık taşımadığı gözetilmeksizin ve bu husus netleştirilmeksizin hüküm kurulmuş olması doğru olmadığı gibi; kabule göre de, kararın uygulanabilmesi için, son imar düzenlemesi ile oluşan sicil kayıtlarının iptaline ve ayrıca ihya edilen parselin Hazine adına tesciline karar verilmemiş olması; başka bir ifadeyle, dava konusu 4998 ada 2 ve 5485 ada 2 sayılı imar parsellerin, 1209 sayılı ihdas parselinin kapsamı içerisinde kalan kısımlarının tapu kayıtlarının iptaline, bu bölümler ile birlikte park ve yol alanında kalan kısımlarda açıkça yazılmak suretiyle ihdas parselinin ihyasına ve Hazine adına tesciline hükmedilmesi gerekirken, sadece ihdas parselinin ihyasına karar verilmekle yetinilmesi de isabetli değildir. Öte yandan; davanın açılmasına davalı … Belediyesi ile …’nin yapmış oldukları işlemlerin sebep olduğu, çekişme konusu bölümün yargılama sırasında yeni kurulan Çukurova Belediyesi sınırları içerisine dahil edilerek … ile ilgisinin kalmadığı, ancak anılan Belediyenin yapmış olduğu işlemlerden halefıyet ilkesi gereği Çukurova Belediyesi’nin sorumlu olduğu, bu durumda yargılama giderleri ile bu giderlerden sayılan avukatlık ücretinden davalı … ile Çukurova Belediye Başkanlığının sorumlu tutulmuş olması doğru ise de; taraflar arasında mülkiyet ihtilafı bulunmayıp, davadaki istek kamusal tasarruftan kaynaklanan sicil kaydının düzeltilmesine ilişkin bulunduğundan hüküm altına alınması gerekli karar ilam harcı ile davacı yararına takdir edilecek avukatlık ücretinin maktu olması gerektiğinin düşünülmemesi de isabetsizdir. Temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle, hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 19.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.