Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2013/11562 E. 2013/13793 K. 31.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11562
KARAR NO : 2013/13793
KARAR TARİHİ : 31.12.2013

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan dava ve temyize konu 107 ada 9 parsel sayılı taşınmaz … Sulh Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek yüzölçümü hanesi açık bırakılmak suretiyle paylı olarak davalılar … ve arkadaşları adına, 107 ada 17 parsel sayılı taşınmaz, aynı nedenle yüzölçümü hanesi açık bırakılarak davacı … adına; 107 ada 19 parsel sayılı 36,40 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle malik hanesi açık olarak tespit edilmiştir. Davacı … tarafından davalılar … ve arkadaşları aleyhine Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan el atmanın önlenmesi ve kal davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde, çekişmeli parsel tutanakları ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, 107 ada 9 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 23.06.2011 havale tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen 36,05 metrekare yüzölçümündeki bölümünün kadastro tespitinin iptali ile davacı … adına tapuya tesciline; 107 ada 19 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın reddine, çekişmeli 107 ada 19 parsel sayılı taşınmazın 3 payının davalı …, 1’er payının davacı …, dava dışı … ve … adına, 107 ada 17 parsel sayılı taşınmazın 65,81 metrekare yüzölçümü ile tespit gibi davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli 107 ada 9 parsel sayılı taşınmazın (A) bölümünün, davacı …’a ait olan dava dışı 107 ada 15 parsel sayılı taşınmazın bahçesine dahil olduğu gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, uygulama ve inceleme hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Fen bilirkişi raporunda, 107 ada 9 parsel içinde bulunan ve çekişmeli (A) bölümü üzerinde gösterilen kümesin davalı … tarafından yaklaşık 40 yıl önce yapıldığı keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile sabit olmasına rağmen 107 ada 9 parsel içinde bulunan çekişmeli (A) bölümünün arzının kime ait olduğu hususunda alınan mahalli bilirkişi ve tanık beyanları çelişkili olup giderilmemiştir. Öte yandan ,aynı fen bilirkişi raporunda (B) harfiyle ve yol olarak gösterilen bölümün kadim yol olup olmadığı araştırılmamış, taraflarca müşterek olarak kullanılan ya da sadece taraflardan birinin kullanımında olan avlu vs olup olmadığı hususu da açıklığa kavuşturulmamıştır. Çekişmeli 107 ada 19 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan garajın yaklaşık 40 yıl önce davalı … tarafından inşa edildiğinden bahisle bu taşınmaz yönünden davalı taraf lehine kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik koşulları oluştuğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, bu taşınmaz bakımından da yapılan araştırma ve inceleme yetersizdir. Zira, 107 ada 19 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan garajın yaklaşık 40 yıl önce davalı … tarafından yapıldığı keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyenları ile açıklığa kavuşturulmuş olmasına rağmen, taşınmazın arzının ne zamandan beri hangi tarafça kullanıldığı hususunda alınan beyanlar çelişkili ve muğlak olup hüküm vermeye yeterli değilidir. Ayrıca, 107 ada 19 parsel sayılı taşınmazda gerekçe gösterilmeksizin dava dışı … ve …’a pay verilmesi de doğru olmamıştır.
Hal böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için, üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, tespit bilirkişilerinin tamamı ve daha önce dinlenen tanıklar da hazır olduğu halde taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarından, taşınmazların arzının öncesinin kime ait olduğu, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin ne zamandan beri kimin kullanımında olduğu, ne olarak kullanıldıkları, kimden kime ve nasıl intikal ettikleri, (B) bölümünün kadim yol olup olmadığı, kadim yol değilse kim tarafından ne olarak ve ne zamandan beri kullanıldığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı; bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki olduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkiler giderilmeli; alınacak beyanlara göre tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde, tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla ve gerekirse yüzleştirme yapılmak suretiyle dinlenilerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, zilyetlik durumu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde aydınlatılmalı, arzın malikine ait olmayan ve arzın malikinden farklı kişi yada kişiler tarafından yapılan muhtesatın 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 19. maddesi uyarınca, tapu siciline muhdesat olarak şerh edilmesi gerektiği de düşünülmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyi edenlere ayrı ayrı iadesine, 31.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.